Bu site için Internet Explorer kullanmanız tavsiye edilir.


Yabancı yatırımcı, İMKB’nin ucuz olduğunun farkında

Dünya piyasalarında sahnelenen oyun o kadar belli ki düşüşlerin veya yükselişlerin ne zaman gerçekleşeceğini adeta ‘meteoroloji tahmini’ gibi saptayabiliyorsunuz. Lokomotifler belli; ABD, Japonya, Çin ve Avrupa Birliği ekonomilerindeki gelişmeler dünya piyasalarına yön veriyor.

Menkul kıymet ve altın piyasaları, 1,5 trilyon dolara ulaşan serbest yatırım fonları tarafından idare ediliyor. Dünyada düşük faiz ve yüksek emtia fiyatlarının etkisiyle ortaya çıkan likidite bolluğu, borsaların yükselmesine sebep oluyor. Şirket birleşmeleri ve satınalmalar, dünyada şimdiye kadar görülmemiş şekilde devam ediyor. Bu yıl gelişmekte olan sermaye piyasalarına 545 milyar dolarlık bir giriş yaşanması bekleniyor.

Dolayısıyla çok ciddi bir gerileme veya çöküş için fazla bir sebep yok. Aşırı yükselişlerde ABD eski Merkez Bankası Başkanı Alan Greenspan adeta bir öcü gibi ortaya çıkarak ‘aman ha dikkat edin, çarpılırsınız’ diyor, fiyatlar düşüyor. Fiyatlar yeteri kadar düştüğünde ise iyi haberler üst üste geliyor. Bu durumda alım iştahı o kadar artıyor ki kimse kötü haber duymak istemiyor. Ve borsalar zirveye çıkıyor. Geçen haftalarda kötü haberler neydi?

Avrupa Merkez Bankası faiz oranlarını beklenildiği gibi yüzde 3,75′ten yüzde 4′e çıkartmış, ABD Merkez Bankası FED’in gelen veriler sonrası beklenen faiz indirimine gitmeyeceği anlaşılmıştı. Ayrıca Amerika 10 yıllık devlet tahvilleri, cuma günü açıklanan enflasyon verileri öncesi son bir yılın en yüksek düzeyine yükselerek yüzde 5,32′yi bulmuştu. Piyasalarda tam anlamıyla bir gerginlik vardı. Açıklanacak çekirdek TÜFE rakamının beklenenlerin üstünde gelmesi muhtemel bir faiz artırımının habercisi olacaktı.

Korkulan olmadı ve mayıs ayı çekirdek TÜFE oranları beklentilerin altında gerçekleşince borsalar adeta coştu. İMKB, önceki günün duyarsızlığını bir tarafa bırakarak yüzde 2,9 artarken, Alman Borsası yüzde 2,3; ABD borsası yüzde 0,6 yükseldi. Brezilya Borsası rekor bir kapanış yaparak 55 bin puana göz kırptı. Hatırlayacaksınız, 25 Nisan’da İMKB endeksi 48 bin 500 puana ulaştığında Brezilya Borsası endeksi Bovespa 49 bin 675 puandaydı.

Açıkçası dünya borsalarında yükseliş eğilimi sürüyor. Zaman zaman spekülatif hareketlerle, zaman zaman bilinçli bir şekilde yapılan açıklamalarla nefes alıyor borsalar. Biz de böylesi düşüşler öncesi uyarılarımızı yapıyor, düşüş zamanlarını, tahminlerimiz doğrultusunda sizlerle paylaşıyoruz. Önümüzdeki hafta piyasaları etkileyebilecek çok önemli bir veri bulunmuyor.

İç gündemde ise Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, beklenildiği gibi cumhurbaşkanını halkın seçmesine imkan sağlayan Anayasa değişiklik paketini halkoyuna sunulmak üzere geri göndermesi ve ardından Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açacağını bildirmesi borsada etkili olmadı. Zira şu an piyasa oyuncuları genel seçimlere dönük beklentilerle ve dünya piyasalarına göre hareket ediyor. Önümüzdeki hafta bir süre daha alıcılı bir şekilde hareket edeceğini düşündüğümüz borsanın 46 bin 500-47 bin 100 puanı test etmesi sürpriz olmayacaktır.

Endeks 60 bini bulabilir

27 Nisan gece yarısı bildirisi, Anayasa Mahkemesi’nin cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 şartı aranmasını istemesinin ardından yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen yabancı alımları sürüyor. 22 Temmuz genel seçimlerinde yine tek parti çıkma ihtimalinin güçlü olduğunu düşünüyorlar ve pozisyonlarını buna göre alıyorlar. İMKB’nin gelişmekte olan borsalara göre ucuz kaldığının farkındalar. Ayrıca, İMKB’nin, hızlı bir yükseliş içinde hareket ederek, bir süre gerisinde kaldığı gelişmekte olan ülke borsalarını yakalayacağını biliyorlar. Siyasette normalleşmenin başlaması ve önemli belirsizliklerin aşılması durumunda İMKB endeksinin 60 bin puanı yakalaması çok da zor olmayacaktır.

ABD verileri altına destek verdi

Hatırlayacaksınız önceki hafta dünya genelinde oluşan faiz baskısı hem menkul kıymet borsalarını olumsuz etkilemiş, hem de altın fiyatları üzerinde satış baskısı oluşturmuştu. Geçen hafta da yatırımcılar sürekli olarak ABD 10 yıllık devlet tahvili oranlarını takip ederek bir yön bulmaya çalıştı. Yüzde 5,32 ile son bir yılın en yüksek seviyesine ulaşan ABD bonoları, açıklanan mayıs enflasyon verilerinin ardından yüzde 5,16 seviyelerine geriledi. Böylece carry-trade işlemcilerinin hem altına hem de menkul kıymet piyasalarına dönmeleri için bir fırsat oluştu. Gelecek hafta piyasaları ilgilendiren önemli bir veri bulunmaması, altın fiyatlarının yükseliş eğilimine girmesini sağlayabilir. Nisan başından bu yana düşüş eğilimini sürdürerek hafta içinde 643 doları gören ons fiyatları, cuma günü sert bir yükselişle 655 dolardan kapanış yaptı. Yükselişin devamı halinde 658-665 dolar seviyelerinin test edilmesi beklenebilir.

Dolar/yen beş yılın zirvesinde

Japonya Merkez Bankası Boj’un faiz oranlarını değiştirmeyerek yüzde 0,50′de sabit bırakması, güçlenen dolar karşısında yenin hızla değer kaybetmesine yol açtı. Yen karşısında son beş yılın en yüksek seviyesine ulaşan dolar/yen paritesi 123,45 seviyesinden kapattı. 11 Aralık 2002′de parite 124,07 yen seviyesindeydi. 2007 yılı içinde mart ayı başında Boj’un faiz oranlarını 0,50′ye yükseltmesi sonrası 115,5 yene kadar gerilemişti. Parite 5 Mart tarihinden bu yana yükseliş eğiliminde. Japonya’da ılımlı büyüme beklentilerinin sürmesi en azından ağustos ayına kadar yeni bir faiz artırımı beklenmemesi bir süre daha doların yen karşısında yükselmesini destekleyecektir. Parite için öngörümüz 1,25-1,219 aralığıdır. Japonya Merkez Bankası ağustos ayında faiz oranlarını 0,25 artırarak 0,75′e getirebilir ya da mart ayındaki gibi o tarihe yakın yene destek verecektir.

Zaman Gazetesi

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS akışınıa abone ol

Yorum Yapın

Designed by andruil
Bu site için
Internet Explorer kullanmanız tavsiye edilir.
eXTReMe Tracker