Bu site için Internet Explorer kullanmanız tavsiye edilir.


Şehir için görüşmeler özel sektöre açıldı


Türk Telekomünikasyon A.Ş dışındaki işletmelerin de şehir içi sabit telefon işletmeciliği yapabilmesinin önü açıldı.

Telekomünikasyon Hizmet ve Altyapılarına İlişkin Yetkilendirme
Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelikte, ”Kullanıcılara sabit karasal telekomünikasyon şebekesi
üzerinden, katma değerli telekomünikasyon hizmetleri de dahil olmak
üzere her türlü veri ve telefon hizmeti ile internet erişim hizmetinin
sunulması” Sabit Telekomünikasyon Hizmeti kapsamında sayıldı. Bu
hizmetleri yürütmek isteyen şirketlere 2. TİP TR lisansı verilecek.

Telekomünikasyon Kurumu, daha önce uluslararası ve şehirler arası sabit
telefon işletmeciliği lisanslarını vererek, bu alanları rekabete
açmıştı. Bu yönetmelikle, şehir içi sabit telefon işletmeciliği yapmak
isteyenlerin de önü açıldı. Böylece Türk Telekom’un bu alandaki tekeli
de sona erecek.

Sabit telefon hizmeti verecek işletmeciler, kullanıcılara sabit karasal
telekomünikasyon şebekesi üzerinden, sesli veya kısa mesaj, faks,
görüntülü telefon, video konferans, çağrı merkezi, geri arama ve benzeri
katma değerli telekomünikasyon hizmetleri de dahil olmak üzere her türlü
telefon hizmetini sunabilecek.

AA - Sabah Gazetesi

Çinli işadamları Türkiye’ye geldi

Çin Ticaret Bakanı Bo Xilai, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’in davetlisi olarak, 70 kişilik işadamı ile Türkiye’ye geldi.

Çinlilerin, Türkiye’den yüksek miktarda alım yapacağı öğrenildi. Önümüzdeki günlerde başbakan yardımcısı olması beklenen Ticaret Bakanı Bo Xilai, Bakan Tüzmen ile ilk olarak İstanbul’da İş Forumu’na katılacak. Ardından Müteahhitlik Alanında İşbirliği Protokolü’nü imzalayacak. Çin’in kamu ve özel sektör firmalarından oluşan alım heyeti ile Türk firmaları arasında da sözleşmeler imzalanacak. İki bakan daha sonra Ankara’ya geçerek yarın, Türkiye-Çin Karma Ekonomik ve Ticaret Komitesi 15. Dönem Toplantısı’na katılacak. Toplantıda ağırlıklı olarak Çin’den yapılan ithalat ile yönlendirilen ticarî ilişkilerin karşılıklı fayda esasları çerçevesinde sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması ele alınacak. Bu çerçevede önümüzdeki dönemde Çin’e yapılacak ihracatın süreklilik kazanmasına yönelik politikalar geliştirilmesi hedefleniyor. Çin heyeti ile, ziyarette görüşülen bütün konularla ilgili ‘Mutabakat Zaptı’ imzalanacak. Heyet yarın Türkiye’den ayrılacak.

İstanbul, Cihan
Zaman Gazetesi

Sınır ötesi operasyon ekonomik dengeleri sarsar

Artan terör olaylarının ardından Kuzey Irak’a yönelik sınır ötesi operasyon ihtimali, iş dünyasını endişeye sevk ediyor.

Bu dönemde herkesin demokratik süreçlere odaklanmasını tavsiye eden Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Mustafa Koca, seçime kadar sınır ötesi operasyonun gündemde tutulmasına karşı çıktı. Koca, operasyon yapılması halinde ekonomik, siyasi ve askerî zaafların yeni maliyetler getireceği uyarısında bulundu.

Artık ülkede sivil iktidarları, demokratik mekanizmaları desteklemenin daha büyük bir görev olduğunu savunan Koca, “Ulusal menfaat diyerek ülkeyi sıkıntıya sokanlara ‘dur’ demek gerçek vatanseverliktir.” şeklinde konuştu. ASKON Genel Başkanı, “Medyaya da işin haberleştirilmesi kalmalı. İşin müzakere faslı değil.” dedi. Mustafa Koca, Kuzey Irak için düşünülen operasyonla ilgili, bilgili-bilgisiz herkesin konuşmaya devam ettiğini belirterek, Türkiye’de son dönemde en çok konuşulan konulardan birinin Kuzey Irak için düşünülen operasyon olduğunu, bu konunun da çok sağlıksız bir şekilde ele alındığını kaydetti. Operasyon konusunun Türkiye dışındaki güçler tarafından tasarlandığını ifade eden Koca, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Birileri bizim Kuzey Irak’a girmemizi kendi menfaatleri açısından istiyor. Bunun için içeride terörü azdırıyor, hükümeti baskı altına alıyor ve ardından da milliyetçi kitleyi tahrik ederek kamuoyu oluşturuyor. Sonunda sıcak çatışmaların içine girecek olan biz olacağız. Terör üstüne yeni düşmanlıklar ekleme talihsizliği bize kalacak.” Operasyon yapılması halinde ekonomik, siyasi ve askerî zaafların yeni maliyetler getireceğini vurgulayan Dernek Başkanı, Amerika’nın da istediğini yapmış olacağını savundu. Koca, seçime kadar gündemden sınır ötesi operasyonu çıkarmak ve demokratik süreçlere odaklanmak gerektiğini kaydetti. Koca, “Seçim sonrasında oluşacak yeni Meclis ve gerekli kurumlar konuyu gerektiği gibi ele almalıdır.” şeklinde konuştu.

Ekonomi Servisi
Zaman Gazetesi

Yabancı yatırımcı, İMKB’nin ucuz olduğunun farkında

Dünya piyasalarında sahnelenen oyun o kadar belli ki düşüşlerin veya yükselişlerin ne zaman gerçekleşeceğini adeta ‘meteoroloji tahmini’ gibi saptayabiliyorsunuz. Lokomotifler belli; ABD, Japonya, Çin ve Avrupa Birliği ekonomilerindeki gelişmeler dünya piyasalarına yön veriyor.

Menkul kıymet ve altın piyasaları, 1,5 trilyon dolara ulaşan serbest yatırım fonları tarafından idare ediliyor. Dünyada düşük faiz ve yüksek emtia fiyatlarının etkisiyle ortaya çıkan likidite bolluğu, borsaların yükselmesine sebep oluyor. Şirket birleşmeleri ve satınalmalar, dünyada şimdiye kadar görülmemiş şekilde devam ediyor. Bu yıl gelişmekte olan sermaye piyasalarına 545 milyar dolarlık bir giriş yaşanması bekleniyor.

Dolayısıyla çok ciddi bir gerileme veya çöküş için fazla bir sebep yok. Aşırı yükselişlerde ABD eski Merkez Bankası Başkanı Alan Greenspan adeta bir öcü gibi ortaya çıkarak ‘aman ha dikkat edin, çarpılırsınız’ diyor, fiyatlar düşüyor. Fiyatlar yeteri kadar düştüğünde ise iyi haberler üst üste geliyor. Bu durumda alım iştahı o kadar artıyor ki kimse kötü haber duymak istemiyor. Ve borsalar zirveye çıkıyor. Geçen haftalarda kötü haberler neydi?

Avrupa Merkez Bankası faiz oranlarını beklenildiği gibi yüzde 3,75′ten yüzde 4′e çıkartmış, ABD Merkez Bankası FED’in gelen veriler sonrası beklenen faiz indirimine gitmeyeceği anlaşılmıştı. Ayrıca Amerika 10 yıllık devlet tahvilleri, cuma günü açıklanan enflasyon verileri öncesi son bir yılın en yüksek düzeyine yükselerek yüzde 5,32′yi bulmuştu. Piyasalarda tam anlamıyla bir gerginlik vardı. Açıklanacak çekirdek TÜFE rakamının beklenenlerin üstünde gelmesi muhtemel bir faiz artırımının habercisi olacaktı.

Korkulan olmadı ve mayıs ayı çekirdek TÜFE oranları beklentilerin altında gerçekleşince borsalar adeta coştu. İMKB, önceki günün duyarsızlığını bir tarafa bırakarak yüzde 2,9 artarken, Alman Borsası yüzde 2,3; ABD borsası yüzde 0,6 yükseldi. Brezilya Borsası rekor bir kapanış yaparak 55 bin puana göz kırptı. Hatırlayacaksınız, 25 Nisan’da İMKB endeksi 48 bin 500 puana ulaştığında Brezilya Borsası endeksi Bovespa 49 bin 675 puandaydı.

Açıkçası dünya borsalarında yükseliş eğilimi sürüyor. Zaman zaman spekülatif hareketlerle, zaman zaman bilinçli bir şekilde yapılan açıklamalarla nefes alıyor borsalar. Biz de böylesi düşüşler öncesi uyarılarımızı yapıyor, düşüş zamanlarını, tahminlerimiz doğrultusunda sizlerle paylaşıyoruz. Önümüzdeki hafta piyasaları etkileyebilecek çok önemli bir veri bulunmuyor.

İç gündemde ise Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, beklenildiği gibi cumhurbaşkanını halkın seçmesine imkan sağlayan Anayasa değişiklik paketini halkoyuna sunulmak üzere geri göndermesi ve ardından Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açacağını bildirmesi borsada etkili olmadı. Zira şu an piyasa oyuncuları genel seçimlere dönük beklentilerle ve dünya piyasalarına göre hareket ediyor. Önümüzdeki hafta bir süre daha alıcılı bir şekilde hareket edeceğini düşündüğümüz borsanın 46 bin 500-47 bin 100 puanı test etmesi sürpriz olmayacaktır.

Endeks 60 bini bulabilir

27 Nisan gece yarısı bildirisi, Anayasa Mahkemesi’nin cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 şartı aranmasını istemesinin ardından yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen yabancı alımları sürüyor. 22 Temmuz genel seçimlerinde yine tek parti çıkma ihtimalinin güçlü olduğunu düşünüyorlar ve pozisyonlarını buna göre alıyorlar. İMKB’nin gelişmekte olan borsalara göre ucuz kaldığının farkındalar. Ayrıca, İMKB’nin, hızlı bir yükseliş içinde hareket ederek, bir süre gerisinde kaldığı gelişmekte olan ülke borsalarını yakalayacağını biliyorlar. Siyasette normalleşmenin başlaması ve önemli belirsizliklerin aşılması durumunda İMKB endeksinin 60 bin puanı yakalaması çok da zor olmayacaktır.

ABD verileri altına destek verdi

Hatırlayacaksınız önceki hafta dünya genelinde oluşan faiz baskısı hem menkul kıymet borsalarını olumsuz etkilemiş, hem de altın fiyatları üzerinde satış baskısı oluşturmuştu. Geçen hafta da yatırımcılar sürekli olarak ABD 10 yıllık devlet tahvili oranlarını takip ederek bir yön bulmaya çalıştı. Yüzde 5,32 ile son bir yılın en yüksek seviyesine ulaşan ABD bonoları, açıklanan mayıs enflasyon verilerinin ardından yüzde 5,16 seviyelerine geriledi. Böylece carry-trade işlemcilerinin hem altına hem de menkul kıymet piyasalarına dönmeleri için bir fırsat oluştu. Gelecek hafta piyasaları ilgilendiren önemli bir veri bulunmaması, altın fiyatlarının yükseliş eğilimine girmesini sağlayabilir. Nisan başından bu yana düşüş eğilimini sürdürerek hafta içinde 643 doları gören ons fiyatları, cuma günü sert bir yükselişle 655 dolardan kapanış yaptı. Yükselişin devamı halinde 658-665 dolar seviyelerinin test edilmesi beklenebilir.

Dolar/yen beş yılın zirvesinde

Japonya Merkez Bankası Boj’un faiz oranlarını değiştirmeyerek yüzde 0,50′de sabit bırakması, güçlenen dolar karşısında yenin hızla değer kaybetmesine yol açtı. Yen karşısında son beş yılın en yüksek seviyesine ulaşan dolar/yen paritesi 123,45 seviyesinden kapattı. 11 Aralık 2002′de parite 124,07 yen seviyesindeydi. 2007 yılı içinde mart ayı başında Boj’un faiz oranlarını 0,50′ye yükseltmesi sonrası 115,5 yene kadar gerilemişti. Parite 5 Mart tarihinden bu yana yükseliş eğiliminde. Japonya’da ılımlı büyüme beklentilerinin sürmesi en azından ağustos ayına kadar yeni bir faiz artırımı beklenmemesi bir süre daha doların yen karşısında yükselmesini destekleyecektir. Parite için öngörümüz 1,25-1,219 aralığıdır. Japonya Merkez Bankası ağustos ayında faiz oranlarını 0,25 artırarak 0,75′e getirebilir ya da mart ayındaki gibi o tarihe yakın yene destek verecektir.

Zaman Gazetesi

Bir yılda 10 milyon fidan dikilince Gemlik zeytinine teşvik durduruldu

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, ‘Gemlik’ zeytin çeşidini destekleme kapsamı dışına çıkardı. Bakanlığın bu kararında en önemli etkenin, son yıllarda tahminlerden fazla fidan dikilmesi olduğu öğrenildi. Teşvikin kısıldığı bir başka ürün ise nar oldu. Televizyon reklamları ile bir anda tüketimde patlamanın yaşandığı nardaki teşvik miktarı 250 yeni liradan 200 yeni liraya çekildi.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, zeytinciliği desteklemek için 5 dönümden fazla zeytin bahçesi tesis eden çiftçilere dönüm başına ödediği 250 yeni lira teşviki Gemlik çeşidinde bu yıl için 45 yeni liraya çekerken, gelecek yıl desteğin tamamen kaldırılacağı belirtildi. 23 Ocak 2007′de yayınlanan genelgeye göre, Gemlik çeşidinin ekolojisi dışında yaygınlaşması sebebiyle dekar başına destekleme ödemesinin daha önce 45 yeni liraya çekildiğine işaret edilirken, bu durum çiftçileri üzdü. Bakanlığın bu kararı alırken ilgili tarım kesiminin görüşünün alınmadığını belirten Doğu Akdeniz Zeytin Üreticileri Birliği Başkanı Dr. Mehmet Güler, 400 bin aileyi ilgilendiren bir konuda, bakanlık kararının bilhassa, zamanlama, mağduriyetler ve ikame çeşitlerin belirsizliği ile ilgili üreticilerin itirazları doğrultusunda, yeniden istişare edilerek değerlendirilmesinde fayda gördüklerini kaydetti. Güler, bu konuda bakanlığa bir rapor sundu. Güler’in bakanlığa gönderdiği rapora göre, 1991′de Gemlik çeşidi yerine dikilmesi tavsiye edilen ‘Manzanilla’ çeşidinin, Aydın ve civarında yaklaşık 500 bin adet ağacın ölmesine sebep olan ‘Verticillium dahili Kleb.’ solgunluk hastalığının konukçusu olduğu yıllar sonra anlaşıldı. Halen destekleme kapsamında bulunan yerel çeşitlerin çoğunluğu, dikimi yapıldıktan 10 yıl sonra mahsul veriyor. Yerel çeşitlerin ‘Soğuklama ihtiyacı’ yüksek. Küresel ısınma dolayısıyla, aşırı sıcaklara hassas. Kuvvetli ‘Periyodisite’ göstererek bir yıl zeytin verip diğer yıl vermiyor. Ayrıca, ağaç başına verimi çok değişken. Çoğunlukla, yağlık özelliği bulunan yerel çeşitlerin, sofralık pazar değeri bulunmuyor.

Yaklaşık 100 dönüm üzerinden zeytin bahçesi tahsis etmek için hazırlık yapan Habil Atak, yağ oranı yüksek olan Gemlik çeşidi dikmeyi planladığı bir dönemde desteğin kaldırılması ile şoke olduğunu söyledi. Uzmanlara danışarak Gemlik çeşidi zeytin bahçesi tesis etmek için hazırlık yaptığını ifade eden Atak, “Devlet, zeytinciliği teşvik ediyor diye arazi satın aldım ve hazırlık yaptım. Ancak şimdi yöresel çeşitlerden bahçe kurulması halinde destekleme veriliyor. Yöresel zeytin çeşitlerinin en az 10 yıl sonra ürün verdiğini öğrendim. Gemlik çeşidi ise 5 yılda ürün vermeye başlıyor. Projeyi tekrar gözden geçireceğim.” dedi.

Her yıl ürün veriyor, Türkiye şartlarına uygun

Destekleme kapsamından çıkarılan Gemlik zeytini, Türkiye’de dikildiği yöreye en iyi uyum sağlayan ender bir çeşit. Dikildikten üç yıl sonra, ekonomik anlamda mahsul veriyor. Soğuklama ihtiyacı düşük. Döllenme için bir yıl dahilinde, 7,2 derecenin altında, asgarî üç yüz saatlik süre yeterli. Küresel ısınma dolayısıyla, aşırı sıcaklara hassas değil ve soğuklara dayanıklı. Düzenli bakım şartlarında ‘her yıl’ ürün veriyor. Verimi oldukça yüksek. Çukurova şartlarında, ağaç başına Bursa’nın iki katı zeytin alınabiliyor. Otuz ilde üretilen bu ağaç, budamaya en iyi sonucu veriyor ve kolay taç oluşturabiliyor.

Zaman Gazetesi

“Akıllı Para’ Türkiye’ye kayıyor”

Çin ve Hindistan gibi piyasaların tüm dikkatleri çektikleri ancak “akıllı para”nın bunların ötesine, Türkiye ve Vietnam gibi “yükselen yıldızlar”a kaydığı bildirildi. Sunday Times gazetesi, “Yükselenler, Çin’e Meydan Okuyor” derken ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs’ın, “Gelecek 11′ler” listesini hazırladığı, bunların arasında Türkiye’nin de bulunduğunu yazdı.

The Sunday Times gazetesi, Çin ve Hindistan gibi piyasaların tüm dikkatleri çektiğini ancak “bilinçli yatırımcılar”ın daha yüksek kazançlar sağlamak için “daha egzotik” ülkelere yöneldiklerini kaydetti. Gazete “Akıllı para, benzer büyüme oranları olan ancak o kadar ısınmamış Mısır, Türkiye ve Meksika gibi açıkgöz ülkelere kayıyor” yorumunu yaptı.

Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’in İngilizce isimlerinin ilk harflerinden oluşan “Bric” terminolojisin yaratıcısı olan ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs’ın, bu defa “Bric’i yakalayacağı belirtilen “Gelecek 11′ler” listesini oluşturduğuna dikkat çeken gazete, söz konusu listedeki ülkelerin İngilizce alfabetik sırasıyla Bangladeş, Mısır, Endonezya, İran, Güney Kore, Meksika, Nijerya, Pakistan, Filipinler, Türkiye ve Vietnam olduğunu yazdı.

Bu ülkelerdeki ekonomik büyümenin son üç yıldaki ortalamasının yüzde 5.9′u bulduğuna dikkat çeken gazete, şöyle devam etti:

“Yatırım bankası, Meksika, Kore ve daha düşük bir derecede Türkiye ve Vietnam’ın, önümüzdeki 30 yılda şu anda Çin ve Hindistan olduğu kadar önemli olma potansiyelleri olduğunu düşünüyor. Örneğin, Meksika ekonomisi, 2035 yılına kadar Fransa’yı geride bırakabilir.”
İngiliz gazetesi, İngiltere’nin en büyük fon yönetim şirketi Fidelity’nin, Mısır ve Türkiye dahil olmak üzere, Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da yatırım yapan bir fon kurduğuna dikkat çekti.

Fidelity yetkilisi Nick Price’nin “Bu bölgeler, doğal kaynaklar konusunda zengin, dünyanın ispatlanmış petrol rezervlerinin yüzde 80′ini ve dünyanın tüm platini bulunduruyor” diye konuştu.

The Times, bazı “yükselen yıldızlar”a ilişkin bilgi verirken Türkiye’nin günlük bazda iş yapan yerel yatırımcıların hakimiyetinde olduğu için en uçucu yükselen piyasalardan biri olduğunu belirterek, “Ancak uzmanlar, hala güçlü bir büyüme öyküsünün olduğunu düşünüyorlar” diye yazdı.

ÇOKULUSLU ŞİRKETLER TÜRKİYE’DE UCUZ VARLIKLARI KAPIYOR

Türkiye’nin önümüzdeki 5 yılda ortalama olarak yüzde 4.6 büyümesinin beklendiğini kaydeden gazete, “Çokuluslu şirketler, ucuz varlıkları kapıyorlar” dedi. Gazete, bunun örneği olarak ABD’li dev GE Capital’ın, Garanti Bankası’nın yüzde 25′ini satın alarak Türkiye’nin en büyük mortgage sağlayıcı hale gelmek için konuşlandığını kaydederken, “2004 yılının başından beri hisselerinin fiyatı 4 kata yakın bir artış gösterdi ancak uzmanlar, mevcut fiyatın hala ucuz olduğunu söylüyorlar” diye yazdı.
İngiliz sigorta şirketi Aviva’nın da, Sabancı ile kurduğu ortaklığa da dikkat çeken gazeteye konuşan New Star fonu yetkilisi Guy de Blonay ise, “Türkiye gibi ülkelerin, hala çok düşük düzeyde hayat sigorta satışları, mortgage ve bireysel kredileri var bu nedenle gelecekteki yıllarda büyük bir büyüme beklenmeli.”

(ANKA)
Sabah Gazetesi

Teknosa Uzelli’yi aldı EP’de sona yaklaştı

Teknoloji marketlerinin en büyüğü Teknosa, Uzelli müzik marketi aldı EP Center’ın mağazalarını almak için sona yaklaştığı öğrenildi..

Teknosa büyüme stratejisi doğrultusunda müzik market ve yeni mağazaları bünyesine katmaya devam ediyor. Müzik market konusunda uzmanlaşan Uzelli’yi bünyesine katan Teknosa mağazaya sahip teknoloji marketi EP Center’ı da bünyesine katmak için Rekabet Kurulu’na başvurduğu söyleniyor. Romanya’da perakende şirketi Primex’in yüzde 51′ini alarak Romen pazarına giren Teknosa, bölgesel lider olma yolundaki içeride de adım atarak güçlendirmeye çalışıyor. Sabancı Holding Perakende Grup Başkanı Haluk Dinçer de, Romanya’daki mağaza açılışında büyüme hedeflerine hem içeride hem de yurtdışında devam etmek istediklerini vurgulamıştı.

TÜRKİYE 7. BÜYÜK PAZAR
Almanya merkezli Electronic Partner (EP) Center ise perakende sektöründe aradığını bulamayarak Türkiye’de sadece toptancı olarak faaliyet göstermeye devam edeceği konuşuluyor. İstanbul, Ankara ve İzmir’de mağazaları bulunan şirket, Cevahir Alışveriş Merkezi’ndeki mağaza ile Türkiye’ye hızlı bir giriş yapmıştı. Perakende sektöründe teknoloji mağazalarının sayısı son dönemde artış göstermişti. Yerli mağaza zincirlerine son dönemde yeni mağazalar eklenmişti. Türkiye’de tüketici elektroniği pazarının hızla büyümeye devam etmesi, cep telefonu ve bilişim ürünleri satışının katlanarak artması yurtdışından yeni yatırımcıların Türkiye’yi daha cazip pazar konumuna taşıyor. İki yıl önce pazara giren EP Center umduğunu bulamadı. Fransız Darty, Türkiye pazarında Arçelik’in eski genel müdürü Nedim Esgin ile birlikte hareket ediyor. Ekim ayında Türkiye’ye giriş yapacak bir başka Alman şirketi de Media Markt. Metro AG’nin yan kuruluşu olan Media Markt, Ümraniye Ikea’nın yanındaki arazide mağaza açmaya hazırlanırken, Demir Sabancı, İngiltere’nin en büyük teknoloji marketi Dixons’ın ilk mağazasını Temmuz ayında açaması bekleniyor. Yerliler de boş durmuyor. Sönmez Holding-Teknolojiks, Vatan Grubu- Vatan Bilgisayar, Bimex (Vedat Akgiray), Hızlı Sistem (Ülker) ve Gold sektörün hızla büyüyen yerli oyuncuları. Türkiye’de elektronik pazarının büyüklüğü 6 milyar Euro olarak hesaplanıyor. Bunun 1.4 milyar Euro’su elektronik, 1.3 milyar Euro’su telekom, 1.4 milyar Euro’su bilgisayar, 1.8 milyar Euro’luk bölümü de beyaz eşya harcamalarından oluşuyor. Türkiye toplam elektronik harcamasıyla Avrupa’da 7′nci büyük pazar.

Sabah Gazetesi

BTC’nin ekonomiye katkısı 1.6 milyar $’ı aşacak

BTC Ham Petrol Boru Hattı’nın işleticisi Botaş International Limited Şirketi (BIL) Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Salih Paşaoğlu, gelecek yıl hattın tam kapasite çalışması ile birlikte projenin Türk ekonomisine yıllık geetirisinin 1.6 milyar doları aşacağını bildirdi. Salih Paşaoğlu, BTC Hattı’nın yıl boyunca günde 1.2 milyon varil kapasiteyle çalışması durumunda da, bu rakamın 2 milyar dolara ulaşacağını kaydetti.

Sabah Gazetesi

Cehennemin köpeği şimdi de Land Rover ve Jaguar’a göz dikti

Chrysler’i satın alarak otomotiv endüstrisine giriş yapan yatırım şirketi Ceberus’un yeni hedefi Ford’un satışa çıkardığı Land Rover ve Jaguar oldu..

Geçtiğimiz ay Chrysler’in yüzde 80.1 hissesini 7.4 milyar dolara satın alarak otomotive giren yatırım şirketi Ceberus, ABD’li Ford Motor’un İngiliz lüks markaları Land Rover ve Jaguar’a teklif vermeye hazırlanıyor. Financial Times gazetesinin haberine göre, şirkete yakın kaynaklar Ceberus’un her iki markaya da teklif vereceğini belirtirken, Ford’a danışmanlık yapacak olan Goldman Sachs, Morgan Stanley, HSBC ve Ceberus satışla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Ford mart ayında yine bünyesinde bulunan bir başka İngiliz markası Aston Martin’i 943 milyon dolara Kuveytli konsorsiyuma satmıştı. ABD’li otomotiv üreticisi Ford, zarar eden İngiliz markalarını elden çıkararak maliyetlerini kısmak ve finansal düzlüğe çıkma stratejisi ile değerlerini satıyor. Uzmanlar, Ford’un miras markalarından biri olarak adlandırılan Jaguar’ın vergi öncesi zararının 533 milyon sterlin olduğuna dikket çekerek, İngiliz lüks markasını satın alacak yatırımcının 16 bin çalışanın işine son vermesi gerektiğini kaydetti.

Sabah Gazetesi

‘Yabancı yatırımcı, satın almaları seçimden önce bitirmek için sıraya girdi’

Yabancı yatırımcıların danışmanlık hizmetlerinde seçim sürecine girilmesiyle birlikte bir artış yaşandığını belirten Deloitte Türkiye Yönetim Ortağı Hüseyin Gürer, seçimden sonra satın alma ve birleşmelerin pahalanacağı görüşünde..

Denetim, Finansal danışmanlık, Vergi ve Yönetim Danışmanlığı ve Kurumsal Risk alanlarında hizmet veren Deloitte Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Ortağı Hüseyin Gürer, 2007 yılının iki seçimli bir yıl olmasına rağmen yabancı yatırımcıların ilgisinde bir gerileme olmadığını söyleyerek, “nisan ayında Cumhurbaşkanlığı ve erken seçim sürecinin başlamasıyla birlikte yabancı yatırımcılar yaptıkları anlaşmaları bir an evvel bitirmek için neredeyse sıraya girdi. 22 Temmuz tarihinden önce satınalma ve birleşmeleri sonuçlandırmak için herkes elini çabuk tutuyor. Seçimden sonra satın almaların pahalanacağı görüşü ağırlık kazandı” dedi. Türkiye’de yatırım yapmaya gelen yatırımcılar ile seçim senaryoları üzerine konuşmadıklarını ifade eden Hüseyin Gürer, Türkiye’de özellikle son dönemde ekonominin belirli sistemler üzerine oturduğunu kaydetti. Gürer, yatırımcının ekonomik istikrara büyük önem verdiğini anımsatarak, yabancının yatırıma gelirken öncelikle ülkenin ekonomisine baktığını, yatırım ortamı için koalisyon veya tek parti olmasının o kadar da önemli olmadığını dile getirdi.

ENERJİDE KONSORSİYUM DÖNEMİ
Önümüzdeki dönemde yurtiçinde özellikle yerli sanayicilerin gayrimenkul yatırım ortaklıklarına büyük ilgi göstereceğini bildiren Gürer, GYO’ların (Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı) daha da artacağını söyledi. Enerji sektörünün de vazgeçilmez yatırım alanlarından biri haline geldiğini anımsatan Gürer, bu alanda özellikle uluslararası anlaşmaları da beraberinde getiren konsorsiyum yatırımları olmasını beklediklerini ifade etti. Yerli yatırımcının global güçler ile stratejik ortaklıklar kurarak yatırımlara odaklanacağını belirten Gürer, elektrik, petrokimya ve rafineri yatırımlarının 10 yıl içinde büyük ivme kazanacağını söyledi. Kyoto Anlaşması’nın imzalanmaması halinde bile enerji yatırımlarının ön planda kalacağını kaydeden Gürer, Türk sanayicilerinin de rekabete yoğun ilgi göstereceğini bildirdi. Teknoloji ve mali raporlama alanlarında yatırım yapıldığı taktirde KOBİ’lerin etkin bir şekilde büyüyeceğini öngören Gürer, marka olabilecek şirketlerin yabancıların ilgi odağı olacağını sözlerine ekledi.

Sabah Gazetesi

Irak, İran’dan yumurta almaktan vazgeçince ihracatımız patladı

Irak’ın İran’dan yumurta almaktan vazgeçmesi Türkiye’deki yumurta ihracatçılarının yüzünü güldürdü. Yıllık yumurta ihracatı, ilk beş ayda geçen yılın rakamlarını neredeyse üçe katladı.

2006′da 65 milyon yumurta ihraç edilirken bu rakam mayıs sonunda 170 milyona çıktı. Yurtiçinde ambalajlı yumurta pazarı genişleyince büyük üreticiler taleplere karşılık veremez duruma geldi. Keskinoğlu Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama Grup Başkanı Keskin Keskinoğlu, ihracatın artmasına sevindiklerini; ancak içeriden gelen aşırı talep nedeniyle ihracattaki paylarının azaldığını söyledi. Yüzde 35 ihracat payına sahipken bu yıl yüzde 12′ye düşen Keskinoğlu, yurtiçi pazardaki yüzde 60′lık payını 70′e çıkarmayı hedefliyor. Dünyada sadece 10 tane bulunan bir makineyi 1 milyon Euro’ya alan şirket, üretim kapasitesini yıllık 600 milyon adete çıkarmayı hedefliyor. Yumurtaları ağırlıklarına göre tasnif eden makinenin dışında yapılan yatırım tutarı 6 milyon Euro’yu buldu. Şirket, 40 milyon adet yumurta ihraç etmeyi hedefliyor. İhracattan yüzde 13 pay alarak 4 bin 105 ton piliç ihraç eden şirket, ilk beş ayda bin 925 ton yurtdışı satışı gerçekleştirdi. Hedef ise 6 bin 500 ton. Ülke genelindeki yüzde 6 olan pazar payının da 6,5′e çıkması bekleniyor. Ravika markasıyla hobi olarak başlanan zeytinyağında ise firmanın pazar payı yüzde 8′e çıktı. Bu sene zeytin ağaçlarındaki ürün fazlalığı nedeniyle fiyatlarda yüzde 10-12 arasında düşüş bekleniyor. Ancak tüketimde yüzde 20′lik artış var. Ravika’nın yıllık üretim miktarı ise 12 bin ton civarında. Geçen yıl 115 bin ton yağın üretildiği iç pazarda bu rakamın 166 bin tona çıkması bekleniyor.

Zaman Gazetesi

Kriz hatırlattı, turizmciler komşulara çıkarma yapıyor

Durgun geçen sezonun ardından bu seneye iyi bir başlangıç yapan turizm sektörü, geçmişte yaşananlardan dersler çıkararak yeni ufuklara yelken açıyor. Ülke ülke, şehir şehir dolaşarak müşteri arayan seyahat acentelerinin temsilcileri, yeni dönemde önceliği komşulara tanıyacak.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, yıllardır ihmal edilen Türk cumhuriyetleri ile Ortadoğu pazarını yeniden kucaklamak istediklerini söyledi. Azerbaycan’da seyahat eden 6 milyon kişiden sadece 6 bininin Türkiye’yi ziyaret etmesinin, durumu gözler önüne serdiğini vurgulayan Ulusoy, “Biz uyurken bu ülkeleri yabancı firmalar ele geçirmiş. Unuttuğumuz komşu ülkeler tanınmayacak kadar gelişmiş. Artık bu pazarda biz de varız, demenin vaktidir. İlk olarak önümüzdeki hafta 120 kişilik heyetle Suriye’ye çıkarma yapacağız.” diyor.

Turizm, inişleriyle çıkışlarıyla son yıllarda en çok tartışılan sektörlerin başında geliyor. Çok şikâyet edilen cari açığın finansmanında önemli bir işlev gören sektör, geçen yıl yaşanan krizin ardından yeniden toparlanma sürecine girdi. 2007′nin ilk 5 ayında ülkemizi ziyaret eden turist sayısı bir önceki yıla göre yüzde 16 artışla 6 milyon 400 bine ulaştı. Zaman Gazetesi’ni ziyaret eden TÜRSAB temsilcileri, sektörde son dönemde meydana gelen gelişmeleri değerlendirdi. Ziyarete Başkan Başaran Ulusoy’un yanı sıra aralarında Anı Tur, Magic Life Center, Odeon gibi büyük seyahat acentelerinin temsilcilerinin yer aldığı 20 kişilik bir heyet katıldı. Heyeti, Zaman Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ali Akbulut, Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, Today’s Zaman Genel Yayın Müdürü Bülent Keneş ile Reklam ve Pazarlama Direktörü Hakan Dikmen ağırladı. Büyük bir okuyucu kitlesine sahip Zaman’ın turizmle ilgili izlediği yayın politikasını takdir ettiklerini ve ilgiyle izlediklerini belirten TÜRSAB Başkanı Ulusoy, turizmin ülke genelinde tanıtılmasının en önemli yolunun medya olduğunu söyledi. Turizmciler yıllardır ihmal edilen komşu ülkeleri yeniden kazanmak için önemli bir atağa kalkıyor. Balkan ülkeleri, Türk cumhuriyetleri ve Ortadoğu ülkelerinde 450 milyonluk pazardan alınan küçük payın büyütülmesi için ülke ülke dolaşıp Türkiye tanıtılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri ile yaklaşık 120 kişilik TÜRSAB heyeti bu çerçevede 3 ay içinde Suriye, Fas, Tunus, Mısır, İran ve Bulgaristan’a gidecek.

Türkiye’de sadece deniz, güneş, kum turizmi yapılmadığını, kongre ve termal turizm konusunda da önemli adımlar atıldığını vurgulayan Birlik Başkanı, bu alandaki hastanelerin kalitesinin dünya çapında ün yaptığını söyledi. Ulusoy, sağlık turizminde 50 milyar Euro’luk pazar olduğunu, bunun yüzde 10′unu Türkiye’nin alması halinde turizme 5 milyar Euro’luk gelir getirileceğini ifade ederek, “Gemi, macera ve kültür turizminden de aldığımız payı büyütmek istiyoruz. TÜRSAB’ın işlettiği iki geminin yolcu sayısı 40-50 binlere ulaşmış durumda. Üçüncüsünü almak istiyoruz. Uçak fiyatlarının ucuzlaması ve bölgesel havacılığın gelişmesi de turizme büyük katkı yaptı. Artık uçaklar İzmir’den Van’a direkt gidebiliyor.” dedi. Nüfusu 75 milyon olan Almanya’da yurtdışına seyahat sayısının 225 milyona ulaştığını, Türkiye’de ise bu rakamın sadece 9 milyonda kaldığına dikkat çeken Başkan, 70 milyon insanın yılda en az bir tur yapması gerektiğine işaret etti. 13 Nisan 2007 tarihinde Türkiye’de turizmde sigortalı hayat başladığı bilgisini veren Ulusoy, yurtiçi ve yurtdışı turlara giden her vatandaşın gezi boyunca sigorta kapsamı altında olduğunu kaydetti. Devlet yetkililerine dert anlatmada da başarısız oldukları görüşünde: “Aynı günde 300 acente ayrı ayrı yerde koşturuyor. Bizim sektör sürekli sahada dolaşıyor. Hepsini bir araya getirmek oldukça zor. Sanayici 10 vilayete bölünmüş, biz 81 vilayete bölünmüşüz. Derdimizi anlatma özürlüyüz.”

Bu arada görüşmede, TÜRSAB’dan Serhad Uslan Hakan Himmetoğlu, Arzu Çengil, Mustafa Kutluoğlu, Murat Kalkan, Ebru Çoban, Mustafa Özdoğan, Nezih Üçkardeşler ile Bülent Katkak, Hey Trends’ten Müge Çalışkan, Anı’dan Veli Çilsal, Uptown’dan Zeynep Çiloğlu, Romulus’tan İ.Baki Özarslan, Magic Life’dan Mert Can ve Begüm Güven, Travel Club’dan Alper Keskin, Otari’den Ayşe Nur Ergülşen, Elçi’den Mustafa Çobanoğlu, Odeon’dan İbrahim Canatan, İkram’dan Ekrem Özkaymaz ve Tempora’dan Sungur Emre de hazır bulundu.

Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı: Olumsuz haber, ülke imajını yaralamayacak tarzda verilmeli
Gazetemizin genel yayın müdürü Ekrem Dumanlı ise ülkenin imajının Türkiye-İsviçre maçında bazı kendini bilmezlerin davranışlarıyla, kuş gribi ve terör olaylarında da gazete ve televizyonların yaptığı yayınlarla olumsuz etkilendiğine dikkat çekti. Turizmi doğrudan etkileyen bu tür davranışları düzeltmek için Basın Konseyi’nin organizasyonuyla tüm gazete ve televizyonların üst düzey yöneticilerinin bir araya geldiğini kaydeden Dumanlı şu bilgileri verdi: “Toplantıda bir arkadaşımız, ‘11 Eylül’den bugüne kadar televizyon ya da gazetelerde bir kopmuş bacak ya da bir damla kan görüldü mü?’ diye çok can alıcı bir soru sordu. Gerçekten 11 Eylül ile ilgili hiç böyle görüntüler yayınlanmadı. Bu tür haberleri daha dikkatli verme konusunda görüş birliğine vardık. Gazeteler belli bir mesafe kat etti. Ancak görüntüler sıcağı sıcağına verildiği için canlı yayınlarda sorun yaşanıyor. Televizyonların da üzerine düşeni yapacağına inanıyorum.” Sorumlu yayın anlayışı çerçevesinde hareket eden Zaman’ın özellikle yurtdışından gelip Türkiye’yi tanımak isteyenler için İngilizce yayın yapan Today’s Zaman’ı bir süre önce yayın hayatına soktuğunu dile getiren Dumanlı, “Today’s Zaman, Türkiye ile ilgili içeriden bakışı görmek isteyen yabancılar için büyük bir kaynak niteliğinde. 5-6 ay önce yayın hayatına başlamasına rağmen sanki 30 senedir yayınlanıyor havası veriyor. Hedef büyük. Türkiye’ye giriş yapan her yabancı ziyaretçinin Today’s Zaman’ı okumasını hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.

Zaman Gazetesi Yazarı İbrahim Öztürk: Turizm, geleceğin stratejik sektörü
Turizm, finans gibi geleceği çok parlak stratejik sektörlerden birisi olarak gösteriliyor. Bu görüşü dile getiren gazetemizin yazarı Doç. Dr. İbrahim Öztürk’e göre turizm işsizliğe çözüm olduğu ve cari açığı kaliteli bir şekilde finanse ettiği için stratejik sektör konumunda. İmalat sanayii Türkiye’de 10 sene sonra istihdam oluşturmayacak. İstihdam kaynağı başta turizm olmak üzere hizmetler sektörü olacak. 40-50 sektörü aktif olarak harekete geçiren dinamik bir sektör olan turizmi ayağa kaldırmak, Türkiye’yi dalga dalga hareketlendirmek anlamına geliyor. Öztürk, kişi başına düşen gelir 10 bin dolara çıktığında hobi ve kültürel faaliyetlerle ilgilenen, boş zamanlarını en iyi şekilde değerlendiren insan kategorisinin hızla artacağını belirterek, “Araştırmalar, gelir arttığında gıdaya ayrılan payların düştüğünü, eğitim, sağlık, kültür ve eğlenceye ayrılan payların yükseldiğini gösteriyor. Türkiye’nin gelir dağılımı düzeldikçe turizme de büyük bir kaynak ayırmaya başlayacağını göreceksiniz.” ifadelerini kullandı.

İbrahim Öztürk, konuşmasında, üzerinde araştırmalar yaptığı Japonya ile ilgili izlenimlerini de aktardı. Bu ülkede kaldığı süre boyunca lobicilik faaliyetlerinin çok güçlü olduğunu gördüğünü ifade eden Öztürk, “Türkiye’ye gelen insanlar ülkemizi birinci elden tanıma fırsatı buluyor. Geçen sene Amerika ve İsrail’den gelen akademisyen arkadaşlar Türkiye’ye gelince şoke olduklarını itiraf etti. ‘Arap ülkesi olarak görüyorduk; halbuki Türkiye, tarihiyle, insanıyla çok derin bir memleketmiş’ dediler. AB’ye gireceksek oradaki kamuoyunun rızasını alarak gireceğiz. O insanların Türkiye’yi tanıması gerekiyor, bu da turizm sayesinde olur.” dedi. Öztürk, sektörel çıkarları sarsılan insanların sesinin gür çıktığını; ancak ülkeye hem istihdam hem döviz kazandıran turizmcinin sesinin kısık olduğunu belirterek, daha atak olmalarını istedi: “Turizmcilerden daha tok ses bekliyoruz. ‘Birilerinin siyasî kaygıları sebebiyle terörü kullanmasını, Türkiye’yi kaos ortamında göstermesini istemiyoruz. Herkesin devlet adamlığı sorumluluğuyla hareket edip turizmi tam da mevsiminde baltalamasını istemiyoruz.’ diye çıkarlarınızı savunan, imaj oluşturucu uyarılarda bulunmanızı da bekliyorum.”

Hey Travel Üst Yöneticisi Necati Çalışkan: Medya da ülke menfaatini gözetsin

Turizmciler, medyanın olumsuz hadiseleri veriş şeklinden şikâyetçi. “Niçin başka ülkelerde medya kuruluşları herhangi bir hadise karşısında daha dikkatli davranıyor da Türkiye’de her hadise büyütülerek veriliyor?” diye soran Hey Travel’ın üst yöneticisi Necati Çalışkan, her şeyden önce ülke menfaatini düşünerek hareket edilmesini istiyor: “Biz nereye baksak Türk turizmini yaralayıcı görseller görüyoruz. Turizm çok zor bir iş. O kadar çok yatırım küçük bir hadiseyle heba olabiliyor. Terörle mücadele veriyoruz. Kanların her gün televizyonlarda boy boy göründüğü bir ortamda biz turizmi gerek dış gerekse iç pazara nasıl tanıtabiliriz? Medya, ülke imajı için zorluklar çıkaracak kareleri göstermemeye gayret ederse turizme en büyük iyiliği yapmış olur.”

Zaman Gazetesi

Türk işçilerle çalışmak çok hoş

Ünlü Alman otomotiv devi Mercedes-Benz, Türk işçilerle çalışmaktan memnun. Şirketin Latin Amerika ve Avrupa Kamyon Direktörü Hubertus Troska, Türk işçilerin diğer ülke işçilerinden çok farklı olduğunu belirterek, “Çalışkanlar. Motivasyonları ve disiplinleri çok iyi. Haftada 45 saat çalışıyorlar. Bu insanlarla çalışmak çok hoş.” ifadelerini kullandı.
Alman otomotiv devinin yeni geliştirdiği ‘Power Shift’ şanzımanı ve kullanıldığı kamyonların tanıtımı Aksaray’daki fabrikasında gerçekleştirildi. Tanıtım toplantısına 20 ülkeden yaklaşık 150 gazeteci katıldı. Mercedes-Benz fabrikalarında üretilen kamyonların büyük çoğunluğunun Almanya’da satıldığını ifade eden Troska, “2006 yılında Almanya’da 36 bin 600 kamyon satıldı. Türkiye’de 10 bin 600 adet kamyon satıldı. Satış rakamlarına bakıldığında Türkiye, Almanya’dan sonra ikinci sırada. Türkiye’deki satışlardan çok memnunuz. Türkiye’de satılan kamyon sayısı, birçok Avrupa ülkesinden önde.” dedi. Şimdi Türkiye’ye odaklandıklarını ifade eden Troska, “Türkiye’de her zaman krizler, dalgalanmalar oluyor; ama bunları ciddiye almıyoruz. Şimdi gelinen noktadan çok memnunuz. Krizlere dayanmaya değerdi. Krizler gelip geçiciydi.” değerlendirmesinde bulundu.

Mercedes-Benz kamyon modeli Axor’da güvenlik konfor ve yakıt ekonomisi ile ilgili yenilikler yapacaklarına işaret eden Troska, bu ek yatırım için istihdam artışı düşündüklerini açıkladı. Son 18 ayda Aksaray’da 300′e yakın yeni istihdam sağladıklarını dile getirirken, “Yılda 6 bin olan ihracatımız arttıkça istihdam da artacak. 20 yılda 165 milyon Euro yatırım yaptık. Bin 350 işçi çalışıyor.” bilgisini verdi. Konuşmaların ve fabrika gezisinin ardından arazide Unimog kamyonlarıyla gösteri yapıldı.

Aksaray, Zaman

City’s, trafiği yüzde 10 artırabilir

Şirketin 125 milyon dolarlık alışveriş merkezi yatırımı City’s Nişantaşı’nın bölgedeki trafik sorununu artıracak olması yönündeki eleştirilere, Gülay’dan şu yanıt geldi: “Projeyi bir otoparkın yerine yaptık ama içinde eskisinin 6 katı büyük, 750 araçlık otopark var. Nişantaşı’nda zaten trafik hep yoğun. Belki trafikte yoğunluk yüzünden yüzde 5-10 daha çok sıkıntı olabilir ama ülke ekonomisine ve o bölgeye çok büyük değer kazandırıyoruz.”

Büyükşehirden TOKİ’ye 55 milyon dolarlık gol

TOKİ Sami Yen’e 34 bin metrekarelik alana 102 bin metrekare inşaat yapmayı planlıyordu. Belediye Meclisi, emsali 2.5 olarak kabul edince TOKİ, bu kararla 55 milyon dolarlık kârdan oldu..

Galatasaray’ın yılan hikayesine dönen Seyrantepe Projesi ve TOKİ’ye devrettiği Ali Sami Yen projeleri için ilk adım atıldı. Seyrantepe Projesi TOKİ’nin istediği gibi geçerken Ali Sami Yen projesinde ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi TOKİ’ye 55 milyon dolarlık bir gol attı. TOKİ, turizm ve ticaret merkezi inşaa edeceği Ali Sami Yen Stadı’nın 34 bin metrakere olan arsasının spor alanından çıkartılarak 3 emsal ve yükseklik serbest koşullarında turizm ve ticaret alanına alınmasını talep etti. Dün Selediye Meclisi’nde görüşülen plan tadilat teklifi tartışmalara neden oldu. Tartışmalar arasında Meclis, Ali Sami Yen stadı arsanının spor alanı lejantından çıkartmayı, yüksekliği serbest bırakmayı kabul etti ancak emsali 3 yerine 2.5 olmasına karar verdi. Bu kararla 34 bin metrekarenin üzerine 3 emsalle 102 bin metrekare inşaat alanı yapmayı planlayan TOKİ, 2.5 emsalle 85 bin metrekareyle yetinmek zorunda kalacak.

KÂR 258 MİLYON $’A İNDİ
Mecidiyeköy’de lüks ofislerde metrekare satış fiyatı 4 bin dolar olduğundan hesapla TOKİ, Ali Sami Yen projesinden 408 milyon dolar gelir, Galatasaray’ın 2 dönümlük payı nedeniyle alacağı olan 20 milyon dolar ve 75 milyon dolarlık inşaat harcamaları çıktığında net 313 milyon dolar kar etmeyi planlıyordu. Oysa emsalin ve inşaat alanının düşürülmesiyle TOKİ, 85 bin metrekarelik inşaattan 258 milyon dolar gelir sağlayabilecek. Bir başka deyeşle TOKİ 55 milyon YTL’lik kârdan olacak. Hasılat paylaşım modeli ile yaptırılacak projede yüzde 50-50 kar paylaşımı ile hesaplandığında müteahhit firma ve TOKİ, Sami Yen Projesi’nden 156′şar dolar yerine 129′ar milyon dolar kar elde edecek. TOKİ onaylanan plan gereği Ali Sami Yen Stadının yerinde Otel, Rezidans, Ofis, büro alışveriş merkezi, tiyatro eğlence merkezi, çok katlı mağaza,restorant, gazino, finans kurumları yapabilecek ve ayrıca proje metroyada bağlanabilecek. TOKİ’nin turizm ticaret merkezi emsalinin 3′e çıkarılması için yeniden Büyükşehir Belediyesine başvuracağı öğrenildi.

SEYRANTEPE MÜJDESİ
Öte yandan Belediye Meclisi’nden Seyrantepe ile ilgili ise Galatasaray’a müjdeli bir haber çıktı. Projenin gerçekleştirileceği arazinin imar planlarının değiştirilmesi için TOKİ’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yaptığı başvuru oybirliğiyle kabul edildi. Yeni plana göre daha önceki planlarda ağaçlandıralacak alan olarak görülen araziye spor, sağlık tesisleri alanı, turizm ve ticaret ile hark alanı fonkisyonu verilmesine onay verdi. Seyratepe projesinde TOKİ’nin istediği gibi emsal 2 ve yükseklik serbest koşullarında kabul gördü. Arazinin 46 bin metrakeresinde spor tesisi, stadyum, antreman tesisleri, yönetim binası, sağlık ünitesi gibi yardımcı donatılar ile bu tesisleri tamamlayıcı ticari fonksiyonlar yer alabilir denildi. 120 bin metrakeresine turizm ticaret alanları yapılabilecek. Ayrıca 218 bin metrakere arazinin ise Sağlık Bakanlığı’na tahsisli olduğu belirtildi.

Designed by andruil
Bu site için
Internet Explorer kullanmanız tavsiye edilir.
eXTReMe Tracker