Bu site için Internet Explorer kullanmanız tavsiye edilir.


Elektronik Fon Transfer Sistemi ( EFT )

17 Ağustos 2007

Piyasalarla yada genel politikalarla alakası olmayan fakat günümüzde hemen hemen herkesin kullandığı bir sistemin nasıl işlediğini anlatmak istedim bu yazımda.

Sadece bankaya eft talimatı verip gidiyorsunuz… Peki siz gittikten sonra neler oluyor? Hiç düşündünüz mü?

Öncelikle bankalara gittiğimizde en sık yaptığımız işlemlerin başında gelen para transfer türlerini kısa bir tanımlamak istiyorum.Üç tür para transferi yolunu izliyoruz.Bunlar; virman, havale ve eft.Bunları kısa bir açıkladıktan sonra en karmaşık işlemleri olan eft sistemini anlatmaya çalışacağım.Öncelikle anlamanızı kolaylaştırmak için örnek kişiler,bankalar ve şubelerini isimlendirelim.

A kişisi; X bankasının 1. şubesinde hesap sahibi
B kişisi: X bankasının 1. şubesinde hesap sahibi
C kişisi: X bankasının 2. şubesinde hesap sahibi
D kişisi: Y bankasının 1. şubesinde hesap sahibi

Aynı banka içersinde ve hatta aynı şube nezdinde iki hesap arasındaki para transferi virman işlemidir.Yani A kişisinin B kişisine para transferi virmandır.Her ikisi de X bankası müşterisi ve her ikisinin de hesapları 1. şubede bulunmaktadır.Bu işlem virmandır.

Aynı banka içersinde fakat farklı şubeler nezdindeki iki hesap arasındaki para transferi havale işlemidir.Yani A kişisinin C kişisine para transferi havaledir.Her ikisi de X bankasının müşterisi.Fakat A kişisinin hesabı 1. şubede buna karşılık C kişisinin hesabı 2. şubesinde bulunmaktadır.Aynı bankanın farklı şubeleri arasında olan bu transfer havale işlemidir.

Farklı iki banka arasındaki para transferi eft işlemidir.A, B yada C kişisinden D kişisine para transferi eftdir.Çünkü A, B yada C kişisi X bankası müşterisi fakat D kişisi Y bankası müşterisidir.Bir bankanın hesaplarından başka bir bankanın hesaplarına giden para transferi söz konusudur.

Buraya kadar olan şeyler basit bir şekilde açıklamalarıydı sadece.Ön bilgi olması açısından kısa bir değinmek istedim.Asıl anlatacağım eft sisteminin işleyişidir.EFT sistemi nasıl işler, eft merkezi nedir, eft merkezi kimin kontrolündedir, kim denetler, çalışma saatleri nelerdir gibi sorulara yanıt arayacağız.

Elektronik Fon Transfer sistemi YTL ödemelerinin bankalar arasında elektronik ortamda, gerçek zamanlı olarak aktarılmasını sağlayan bir sistemdir.Uluslararası literatürde TIC-RTGS (Turkish Interbank Clearing – Settlement System ) adı ile anılmaktadır.

EFT sisteminin sahibi Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasıdır.Denetimi TCMB’na bağlı Muhasebe Genel Müdürlüğü bünyesindeki Elektronik Ödemeler Müdürlüğü’nce yapılır.EFT sisteminin katılımcıları Bankalar Kanunu uyarınca Türkiye’de faaliyette bulunan bankalar ve özel finans kurumlarıdır.

EFT sistemi normal iş günlerinde 08:00’de açılır.Kapanış saatleri tam iş günlerinde 17:30, yarım iş günlerinde 13:00’dır.

EFT sisteminde yatırım ve işlem giderlerinin karşılanması için sistemden geçen her mesajdan belirli bir ücret alınmaktadır.2006 yılı itibarı ile rakam vermek gerekirse 4,000 YTL ’den az ödemeler için 10YKr, 420,000 YTL ve üzeri ödemeler için 10,50 YTL ’dir.1

EFT Sistemi bileşenleri; EFT merkez sistemi, katılımcı aktarıcı bilgisayarı ve anabilgisayarları, TCMB sistemi ve özel iletişim ağıdır.Sistemin işleyişini kısaca bir özetleyeyim ve daha sonra bu bileşenlerin tek tek ayrıntılarına girelim.

Bankaya şubenize gittiniz.EFT işlemi yapmak istediğinizi söylediniz.Karşı tarafın bankasını, şubesini ve hesap numarasını bildirdiniz.Bir süre beklediğinizde banka memuru işleminizin yapıldığını söyledi ve siz de çıktınız şubenizden.Alıcıyı aradınız “ EFT’yi gerçekleştirdim.Hesaplarını kontrol et. ” derseniz hataya düşmüş olursunuz.Çünkü eft işlemi bu kadar kısa sürede gerçekleşmez.Virman yada havale işlemi gibi anında karşı tarafta gözükmez bu para.

Peki nasıl olur bu işleyiş?
Banka şubelerinde hiç dikkatinizi çekti mi bilmiyorum cam hazneler içersinde dünyanın en değerli varlığıymış gibi korunan bir bilgisayar var.Dünyanın değil ama bankanın en değerli bilgisayarı diyebiliriz o bilgisayara.O bilgisayar Ankara’da bulunan merkez sisteme bağlı Ankara ve İstanbul’da bulunan iletişim ağına bağlıdır.Bu bilgisayara yüklenecek her türlü program TCMB sorumluluğundadır.Yine her türlü program güncellemesi TCMB görevlisi tarafından gerçekleştirilmektedir.O bilgisayarın çalışmaması demek o şubenin eft işlemi gerçekleştirememesi demektir.

Siz eft talimatınızı verdiniz ve banka görevlisi de talimatı hazırladı.Siz gittiğiniz sırada o talimat şubedeki eft merkezine bağlı bilgisayar aracılığı ile eğer sistemlerinde var ise anabilgisayara yok ise direk olarak eft merkezine gönderildi.Eft merkezi sizin bu mesajınızı aldı.İşlem sırasına koydu.İşlemler geliş sırasına göre yapılmaktadır.Her bankanın eft merkezinde ve TCMB nezdinde iki hesabı bulunmaktadır.Sıra sizin işleminize geldi.Uygun değil ise hesabınız işleminiz kuyruğa bırakılır, uygun ise işleme alınır.Transfer edilmek istenen tutar kadar gönderen olan X bankasının hesabından düşülür ve alıcı olan Y bankasının hesabındaki miktar arttırılır.Bu işlem alıcı olan Y bankasının bilgisayarlarına mesaj olarak iletilir.Alıcı kişide bankasının şubesine gittiği zaman eft geleceğini söylemesiyle birlikte banka görevlisi eft hesaplarını kontrol eder.Eft merkezinden gelen hesap artışını gördüğü takdirde alıcıya parasını öder.Gün sonunda eft merkezinden katılımcılara ve TCMB ‘sına rapor sunulur.

Adem TAŞDAN

[1]T.C.M.B. – EFT Tanıtım
http://eft.tcmb.gov.tr/EFT-tanitim.htm

Carry Trade

16 Ağustos 2007

Carry trade düşük faiz getiren bir para biriminden borçlanıp krediyi yüksek faiz getiren bir para birimine yatırmaktır.1 Örnek verelim; 1 Milyon Japon Yeni borç alırsınız ve bu parayla Amerikan Hazine Bonosu satın alırsınız.Japon bonosu %0,5 faiz veriyor buna karşılık Amerika bonosu %5 faiz veriyor.Kârınız %4,5.Hele bir de Amerika bonosundan daha yüksek faiz veren ülkelerin bonolarını aldığınızı düşünürseniz ki özellikle Türkiye’de bono faizleri %18’lerde bir seviyede, o zaman kârınız gerçekten çok yüksek bir seviyeye ulaşabilmektedir.

Carry trade piyasalarda genelde yen üzerinden yapılmaktadır.Çünkü faizlerin bilindiği üzere çok düşük olması, Japon Merkez Bankası’nın içinde bulunduğu deflasyondan çıkamaması ve faiz artışı için henüz bir belirti göstermemesi carry trade piyasalarda borçlanmanın yen’den yana olmasını sağlıyor.Fakat Japon Merkez Bankası’ndan gelebilecek herhangi bir faiz artırımı ciddi para akımlarına neden olabilir.Bu yüzden tüm dünya Japon piyasalarına gözlerini dikmiş ve o piyasadaki en ufak hareketleri izlemektedir.

Carry trade yöntemi aslına bakarsanız büyük riskleri de beraberinde getirmektedir.Takip edilmesi gereken iki önemli nokta bulunmakta.Birincisi borçlanılan ülkedeki faizler, ikincisi ise yatırım yapılan ülkedeki faizler.Borç alınan ülkedeki faiz artırımı yatırımcıyı büyük zararlara sokabilir.Borç aldığınız zamandaki faizden daha yüksek bir faizle geri ödemek zorunda kalırsınız.Carry trade piyasasında yüz milyar dolarların döndüğünü de hesaba katarsak, piyasalarda büyük risk dönmekte olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Türkiye yüksek faiz veren ülkelerin başında gelmekte.Bu da carry trade stratejisini benimseyen yatırımcıların en çok rağbet gösterdiği ülkeler konumuna taşıyor Türkiye’yi.Carry trade yönteminin bir ülke ekonomisi için yararı çok ama bu yararına karşılık riski de bir o kadar fazla.Bu yöntemle hazine bonosu satın alınan ülkeye büyük miktarda sıcak para girişi söz konusu olmaktadır.Gelen bu sıcak para ülke ekonomisine katkı sağlayıp, cari açığın dengelenmesine yarar sağlamaktadır.Fakat borç alınan ülkedeki bir faiz artışı ya da yatırım yapılan ülkedeki faiz düşüşü paranın geri çekilmesine neden olur.Bu da yatırım yapılan ülkeden büyük miktarda sıcak paranın çıkması demektir.Büyük miktarda paranın çıkışı da tüm hesapları, dengeleri alt üst edecektir.Bu o ülkenin para biriminin çöküşüne sebep olur.

Türkiye’de carry trade ile gelen sıcak para ekonominin düzelmesinde gizli kahraman rolü üstlenmekte.İstikrarın sağlamasında, ekonominin büyümesinde, ülkenin gelişmesinde önemli katkıları bulunmakta.Fakat bu yolla Türkiye’nin kaynaklarının dışarı gitmesinin önüne geçilmesi gerekmekte.Merkez Bankasının ileride bu riski azaltacak ciddi adımlar atması gerekiyor.

Adem TAŞDAN

[1] Metin Münir – Milliyet Gazetesi
http://www.milliyet.com.tr/2007/05/04/yazar/munir.html

Mortgage ve Kriz

15 Ağustos 2007

Dünya ekonomisi Amerika’dan gelen dalgalanmalarla sarsılıp duruyor bugünlerde.Peki nedir bu dalgalanmalar ve bu dalgalanmaların özünde ne var.Karadenizin meşhur dalgalarını bile geride bıraktı bu dalgalanmalar.Karadenizin dalgaları sadece kıyı etkiliyor ama maalesef Amerika gibi büyük bir gücün yarattığı dalgalar tüm dünyayı etkiliyor.

“Mortgage” diyerek söze gireyim efendim. Nedir bu mortage?
Mortgage sistemi; Amerika’da yıllardır uygulanmasına karşın 21.02.2007 tarihli TBMM oturumunda yasallaşan, kira öder gibi konut kredisi ödenerek ev sahibi olunan bir sistemdir.

ABD’de mortgage kredilerinin toplamı 10 trilyon dolar civarındadır.Bu 10 trilyonun yaklaşık 3,5 - 4 trilyon doları değişken faizli kredidir.Prime Mortgage ve Subprime Mortgage kredileri olarak ikiye ayrılıyor.

Nedir bunlar?
Prime Mortgage kredisi; kredi geçmişi temiz, daha önceki kredi alımlarında ödeme zorluğu çekmemiş ve daha önce sorun yaratmamış kişilere verilen kredidir.
Subprime Mortgage; kredi geçmişi temiz olmayan,daha önceki kredilerinde ödeme zorluğu çekmiş yada ödememe riski olan kişilere normalden daha yüksek faizle verilen kredilerdir.

Bu subprime mortgage kredileri 2000′li yıllarda faizlerin düşük olduğu bir dönemde, likitidenin de çok olması nedeniyle Amerikan bankaları tarafından tabiri caizse her önüne gelene verildi.Bankalar bu alacaklarını teminat göstererek tahvil çıkartıp iskonto ile satışa sundular.Bu fonların faizleri diğer enstrümanlardan daha yüksek.Hedge fon dediğimiz riski de getirisi de yüksek olan bu fonlar yatırımcılar tarafından satın alındı.

Peki sorun ne?
Sorun şu.. 2000′li yıllarda verilen kredilerin vade süreleri yaklaştı fakat riskli kredi alıcıları gerekli geri ödemeyi yapamadılar.Bu yüzden mortgage ile aldıkları evi satışa çıkardılar.Bu sayede mortgage ödemeleri evden çıktıkları için duracaktı ve sattıkları evden elde ettikleri para ile de krediyi kapatacaklardı.Bunlar gibi birçok kredi alıcısı aynı yolu izleyince yani mevcut evlerini satışa çıkardıkları için ev satışları arttı.Paniğe kapılan mortgage kredi alıcılarının büyük çoğunluğu evlerini satmaya başladılar.Bu arzdaki artış fiyatlarda düşüşe neden oldu.Ev fiyatları çok düştü.Düşük fiyattan satılan evlerden elde edilen gelir kredileri kapatmaya yetmedi.Bankalarda bir likitide sorunu yarattı bu.

Peki bankalar ne yapmıştı?
Bankalar bu alacaklarını teminat gösterip fon satışında bulunmuşlardı.Bu hedge fonları alan yatırımcılar ellerindeki fonları çıkartmaya başladılar.Piyasada müthiş bir satış akımı oluştu bu sayede.Arzın artması tabiki yine piyasada değerlerini kaybetmelerine neden oldu.Amerikanın mortgage piyasasında şu an büyük bir likitide sorunu var.Bearn Stears firması bu hedge fonlar yüzünden tam 3 milyar $ kaybettiler.

Bu panik tüm piyasaları etkiledi.Dow Jones endekslerinin düşüşüne sebep oldu.Dünyaca ünlü markaların hisselerinin bu borsada satılıyor.Amerikadaki bu panik ve kriz havası tüm dünya ekonomilerini tetikledi.Borsa endekslerinde hızlı düşüşlere sebep oldu.

Peki Türkiye’de neler oldu?
Uluslararası yatırım şirketleri şu anki durum itibarı ile risk taşıyan ülkeler olduğunu ve içlerinde Türkiye’nin de olduğunu belirtti.Seçim sonrasında 55.000 sınırını geçen IMKB endeksi bugün itibarı ile %4,34′lük bir düşüşle 47.714 seviyesine geriledi.Yabancı payında bir düşüş görüldü.Yabancı yatırımcıların piyasadaki düşüşlerden etkilenip dolarlarını çekmesi sonucu piyasalardaki dolar likitidesinde düşüşe neden oldu ve bu da dolarda yükseliş olmasını sağladı.

Ne bekleniyor?
Amerikada mortgage krizi duruldu gibi görünüyor.Fakat henüz bitmiş değil.Okuduğum analistçilere göre ikinci bir dalga bekleniyor.Bu dalga karşısında IMKB 45.500′leri test edebileceği bekleniyor.IMKB yorumcularının genel olarak ” alma ” şeklindeki tavsiyelerini sanırım ciddiye almak gerek.Yabancı paylarında düşüşün devam edeceğini ve %70′lerin altına düşebileceği söyleniyor.Doların yükselişe geçebileceği fakat Türkiye’deki doların yüksek likitidesi sayesinde 1.40 seviyesini aşmayacağını dile getiriyorlar.

Adem Taşdan

Sabah Gazetesi
http://www.sabah.com.tr/2007/07/29/haber,2493190E526848AFAC7F8C982641271A.html

Dubai’de, 1 bardak haşlanmış Malezya mısırı yedi, 8 milyon YTL’lik satış zinciri kurdu

Dubai’de, 1 bardak haşlanmış Malezya mısırı yedi, 8 milyon YTL’lik satış zinciri kurdu 2004’te iyi bir tazminat alarak çalıştığı şirketten ayrılan ve Dubai’ye iş kurmak için giden Mehmet Daniş’in hayatı bu şehirdeki bir alışveriş merkezinde yediği ’haşlanmış Malezya mısırı’ sayesinde değişti.

Malezyalı Daily Fresh Foods ile anlaşan Daniş’in 1.5 yaşındaki şirketi, şu anda 55 noktada, ayda 35-40 ton haşlanmış Malezya mısırını bardakta satıyor.

EMEKLİ öğretmen çocuğu Mehmet Daniş’in, 2006 nisanında başlayan girişimciliği, Türkiye genelinde 55 noktada ayda 35-40 ton ’haşlanmış Malezya mısırı’ satan ve franchise’larla birlikte yılda yaklaşık 8 milyon YTL ciro yapan bir perakende zinciri yarattı. Giresun kökenli bir aileden geldiğini söyleyen Mehmet Daniş, Ankara’da doğduğunu ve Tevfik Fikret Lisesi’ni bitirdiğini belirtiyor. Daniş, Hacettepe İşletme’yi de bitirdikten sonra bazı şirketlerde çalıştığını ardından askere gittiğini vurguluyor ve şöyle devam ediyor: “Askerden geldikten sonra Philip Moris de çalışmaya başladım. Ardından yine bir yabancı şirkete girdim ve o şirketle 1 yıl kadar Dubai’de çalıştım. Son olarak da BAT’a girdim. 2004 eylülünde de çok geniş bir bölgenin pazarlama müdürüyken iyi bir tazminat alarak, BAT’tan ayrıldım. Kendi işimi kurmak istiyordum.”

DUBAİ’DE İŞ KURMAK: 2005 yılı içinde Dubai’de bir iş kurma fikriyle bu kente gittiğini anlatan Mehmet Daniş, şöyle konuşuyor: “Hedefim Dubai ile Türkiye arasında bir iş yapmaktı. Bu nedenle Dubai’de araştırma yapıyordum. Alışveriş Merkezi City Center’da, dolaşırken bardakta kaynamış mısır satılan bir yer gördüm, bir bardak mısır yedim. O anda ’tamam bu işi yapayım’ dedim. Daily Fresh Foods’un web sitesinden Dubai temsilcisine ulaştım ve buluştuk, konuştuk. ’Tamam siz uygun görünüyorsunuz ama biz gelip Türkiye’de de bir inceleme yapalım’ dediler. Ağustos sonunda geldiler ve Türkiye pazarını incelediler. Daily Fresh Food’un sahipleri de geldi.”

DELİ MİSİN BU İŞE PARA YATIRMA: Mehmet Daniş, 200 bin dolarlık bir sermaye ile işe başlamayı planladığını ancak, Daily Fresh Food’un Malezyalı patronlarının Türkiye pazarı için başlangıçta en az 500 bin dolarlık bir yatırım öngördüklerini belirtiyor. Daniş, “Pazar büyük olduğu için ’daha sağlam başlamak lazım’ dediler. Benim o kadar sermayem yoktu. ’ortak bul’ dediler. Aradım, yakınlarım dahil kimse bu işe ikna olmadı, bana ’deli misin bu işe para yatırılır mı’ dediler. Sonra tesadüfen BAT’taki bir arkadaşımın eniştesi yatırım yapacak yer arıyorumuş. Arkadaşımla konuştuktan sonra anlaştık ve sermayeyi tamamladık. Kasım 2005’te Taze Mısır Gıda ve Dış Ticaret Limited Şirketi’ni kurduk. Bir kooperatif evim, bir de arsam vardı. Onları da sattım. 2006 Nisan ayında Tepe Natilus, Capitol ve Olivium’da üç noktada başladık” diyor.

AYDA 35 TON MISIR: Mehmet Daniş, 2006 Nisan ayından 2007 Haziran sonuna kadar 55 noktada haşlanmış mısır satan bir zincir kurduklarını belirtiyor ve şöyle devam ediyor: “18 tanesi bize ait, gerisi franchise. Bizde 50 kişi toplamda 120 kişi çalışıyor. İstanbul, Ankara, Kayseri, Eskişehir, Bodrum, Marmaris, Edirne, Çorlu, Adana, Mersin, Gaziantep, Diyarbakır, Aydın, Samsun, Bursa, Balıkesir, Zonguldak’ta varız. Yıl sonuna kadar 75-100 arası noktaya ulaşırız.”

Tek kökte tek koçan

TAZE Mısır Gıda ve Dış Ticaret Ltd Şti.’nin sahibi Mehmet Daniş, satışını yaptıkları haşlanmış mısırın Malezya ve Endonezya’da çok özel tekniklerle yetiştirildiğini, şoklanarak Türkiye’ye gönderildiğini anlatıyor. Daniş, şöyle konuşuyor: “Malezya bu mısırı tek kökte tek koçanda yetiştiriyor. İklimi ve toprağı çok farklı. Yılda 4 hasat alıyorlar. Bu mısırın tadı, sütü, şekli, kabuğu çok özel. HACIP Belgesi var. 1997’de, Daily Fresh Foods olarak yayılmaya başlamış, 20’den fazla ülkede 1.200’den fazla noktada satılıyor. Türkiye öncelikle pazarlardan biri oldu. En yüksek ciroyu Suudi Arabistan’da yapıyorlar. Çünkü hac döneminde çok yüksek satışlar yapılıyor. Şimdi biz Stand’lerimize başka ürünler ekliyoruz. Pişmiş, soyulmuş, fırınlanmış kestane de satacağız.”

Hürriyet Gazetesi

Piyasalar kendine geldi

Piyasalar kendine geldi ABD’de patlayıp, Almanya ve Fransa’ya yayılan ’mortgage krizi’ni önlemek için piyasaya para enjekte eden merkez bankaları, aynı adımları dün de sürdürdü.

Avrupa Merkez Bankası piyasaya 65.2 milyar dolar daha pompaladı. Japonya da 5 milyar dolarla destek verdi. Böylece geçen haftadan beri piyasaya sürülen likidite 349 milyar doları buldu. Dünya piyasaları rahatladı.

GEÇEN hafta Avrupa başta olmak üzere dünya merkez bankalarının piiyasaya enjekte ettiği 277 milyar dolara ek olarak, mortgage dalgasının tedirginleştirdiği piyasaları rahatlatmak için, haftanın ilk iş günü de 72 milyar dolar pompalandı. Böylece piyasalara geçen haftadan beri yapılan müdahale 347 milyar doları aştı. Dün de piyasaya en yüksek müdahaleyi, geçen haftanın da rekortmeni Avrupa Merkez Bankası (ECB) 65.28 milyar dolarla gerçekleştirdi. Japonya Merkez Bankası (BOJ) da piyasalara 5 milyar dolar vererek, tansiyonu düşürmeye çalıştı. ABD Merkez Bankası (FED) da, dün piyasalara 2 milyar dolar sürdü. Böylece dünya piyasaları önemli ölçüde kendine geldi.

İKİ KATI TEKLİF: ECB, geçen perşembe piyasalara 94.8 milyar Euro, cuma günü 61.05 milyar Euro vererek, iki günde piyasalara 156 milyar Euro aktarmıştı. ECB dün de 47.67 milyar Euro (65.28 milyar dolar) nakit pompalayarak, piyasalardaki nakit sıkıntısını çözmeyi hedefledi. Cuma günü verilen fonların geri çekilmesiyle net olarak 13.39 milyar Euro çekilmiş oldu. ECB’nin ihalesine 59 banka toplam 84.45 milyar Euro için teklif verdi. Böylece ECB’nin ihalesine neredeyse iki katı teklif geldi. Cuma günü düzenlenen ihalede 62, perşembe günkü ihalede ise 49 banka teklif vermişti. Bir gün vadeli ihalede ortalama faiz oranının yüzde 4.07 olduğu ve yüzde 4.06 oranından verilen tekliflerin tamamının kabul edildiği bildirildi. İhale için en yüksek faiz oranı teklifi yüzde 4.10, en düşük teklif ise yüzde 4 ile ECB’nin kısa vadeli gösterge oranına eşit seviyeye geldi.

DEVAMI GELECEK Mİ: Japonya Merkez Bankası (BOJ) da haftanın ilk iş günü piyasaya 5 milyar dolar likidite enjekte etti. Geçen hafta piyasaya 8.5 milyar dolar enjekte eden BOJ, ECB gibi piyasaları korumak için ek nakit akışı sağladı. Avustralya Merkez Bankası da geçen hafta yaptığı müdahalelerin ardından, bu hafta gerektiği taktirde yeniden nakit akışı sağlamakta tereddüt etmeyeceklerini açıkladı. Geçen hafta Avrupa, ABD, Japonya, Avusturalya, Kanada, Norveç, İsviçre merkez bankaları piyasaya nakit enjekte etmiş, Danimarka, Endonezya ve Güney Kore de gerektiği taktirde müdahale edeceklerini duyurmuştu. CMC Markets’in analisti David Jones, piyasaları ve merkez bankalarının akıttığı nakiti değerlendirdiği açıklamasında, “En kötünün arkamızda kaldığını düşünmek çok naif olur” dedi.

Hürriyet Gazetesi

İsteyene nakit isteyene hisse senedi


Konut edindirme yardımı hesaplarının hak sahiplerine ödenmesi için gerekli düzenleme yürürlüğe girdi. Hesaplar hak sahiplerine isteklerine göre nakit veya Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (EGYO) hisse senedi olarak ödenecek.

30 Kasım 2007′ye kadar, hak sahiplerinin belirlenmesi için ilgili kuruluşlarda listeler oluşturulacak. Bu listeler üç ay içinde EGYO’ya gönderilecek. İlan sürecinin de tamamlanmasının ardından ödemeler 2008 yılı içinde gerçekleştirilecek.

Hak sahiplerinin konut edindirme yardımı ana para tutarlarının nemalandırılmasında; hesapların Bankaca takip edildiği 1 Ocak 1987 ila 29 Aralık 1999 tarihleri arasındaki dönem için Emlak Bankası’nın altı aylık vadeli mevduat faizi bileşik usulde uygulanacak. Hesapların Banka’dan EGYO’ya devredildiği 29 Aralık 1999 tarihinden, 30 Kasım 2007 tarihine kadar ise; EGYO’nun net aktif değerinin yüzde 60.96’sının, Emlak Bankası tarafından ayni sermaye olarak EGYO’ya devredilen taşınmazlar karşılığı 395 milyon 751 bin YTL’ye oranı esas alınarak nema hesaplanacak.

SÜRE UZAYABİLECEK

Hazine Müsteşarlığı ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) hazırladığı, Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı.

İlgili kurum ve kuruluşlar, hak sahiplerine ilişkin listeleri 30 Kasım 2007′ye kadar tasfiye halindeki Elmam Bankası’na gönderecekler. Bakanlar Kurulu bu süreyi bir defaya mahsus olmak üzere üç aya kadar uzatabilecek. Bu süre içinde hak sahiplerine ilişkin listelerin bildirilmemesi, mükerrer, yanlış veya usulüne uygun olmayan şekilde bildirilmesi halinde hak sahiplerine karşı sorumluluk ilgili kurum veya kuruluşlara ait olacak.

Emlak Bankası tarafından başlatılan hak sahiplerinin belirlenmesi işlemleri Banka tarafından ilgili kuruluşlarca gerekli mutabakatları sağlanarak gönderilen listeler esas alınarak tamamlanacak. Banka, hak sahiplerinin isim, konut edindirme yardımı ve nemalarını içeren listeleri, 30 Kasım 2007′den itibaren üç ay içinde Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’na (EGYO) bildirecek. Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan bu süreyi bir defaya mahsus olmak üzere iki aya kadar uzatmaya yetkili olacak.

HESAPLARA ÖDENECEK FAİZ

Hak sahiplerinin konut edindirme yardımı ana para tutarlarının nemalandırılmasında; hesapların Bankaca takip edildiği 1 Ocak 1987 ila 29 Aralık 1999 tarihleri arasındaki dönem için Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi’nin altı aylık vadeli mevduat faizi bileşik usulde uygulanacak. Hesapların Banka’dan EGYO’ya devredildiği 29 Aralık 1999 tarihinden, 30 Kasım 2007 tarihine (Bakanlar Kurulu’nca bu sürenin uzatılması halinde uzatılan süre sonuna) kadar ise; EGYO’nun net aktif değerinin yüzde 60.96’sının, Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi tarafından ayni sermaye olarak EGYO’ya devredilen taşınmazlar karşılığı 395 milyon 751 bin 717 YTL 17 YKr’ye oranı esas alınarak nema hesaplanacak.
EGYO, net aktif değerini Sermaye Piyasası Kurulu’nun gayrimenkul yatırım ortaklıklarına ilişkin düzenlemelerindeki usul ve esaslara göre belirleyecek ve bu maddeye göre belirlediği nema katsayısını tasfiye halindeki Emlak Bank’a gönderecek.

Hak sahiplerinin belirlenmesine ilişkin belirlenen sürenin bitiminden itibaren hak sahiplerinin alacakları nemalandırılmayacak.

Hak sahiplerine ödeme yapılması veya hisse senedi verilmesi işlemleri tamamlanıncaya kadar, hak sahiplerinin EGYO’daki hissedarlığından doğan mali ve yönetimsel haklarının TOKİ tarafından temsil edilmesine devam edilecek.

EGYO hisse senedi almayı tercih eden her bir hak sahibinin EGYO’nun sermayesinin yüzde 60.96’sı içindeki payı; hak sahibinin konut edindirme yardımının 29 Aralık 1999 itibarıyla nemalandırılmış toplam değerinin, tüm hak sahiplerinin konut edindirme yardımlarının 29 Aralık 1999 tarihi itibarıyla nemalandırılmış toplam değeri içindeki payı esas alınarak belirlenecek.

Hak sahiplerine ilişkin listeler, Resmi Gazete’de ilan edilecek. Ayrıca, hak sahipleri listesi, EGYO ya da TOKİ internet sayfasında da duyurulacak.
Hak sahiplerine yapılacak nakit ödemeler ve hisse senedi devir işlemlerinin ödeme planı ve süresi ile diğer hususlar EGYO tarafından belirlenerek ilan edilecek. EGYO Hisse Senedi almayı tercih eden hak sahipleri hak sahibi listesi ilan tarihini takip eden ayın sonuna kadar Ziraat Bankası şubelerinden birine başvuracak.

Hak sahiplerine, talep etmeleri halinde, ödemeler nemasıyla birlikte nakit veya bildirdikleri tercihlerine göre, payları oranında EGYO Hisse Senedi verilmek suretiyle yapılacak.

Hak sahiplerince talep edilmesi halinde, karşılığının Hazine Müsteşarlığı tarafından EGYO’ya aktarılmasının ardından nemasıyla birlikte nakit olarak ödeme yapılacak.

ZİRAAT ŞUBELERİ ÖDEYECEK

Nakit olarak yapılacak ödemeler Ziraat Bankası şubeleri aracılığı ile toplu veya bireysel olarak yapılacak. Talep edilmesi halinde ödemelerde yardımı yatıran kurum veya kuruluş personeline toplu olarak kurumları aracılığıyla ödeme yapılacak. Bireysel ödemelerde hak sahiplerinin T.C. Kimlik No, Nüfus Cüzdanı, ehliyet veya pasaport ile Ziraat Bankası şubelerine başvurması gerekecek.

Kanun gereği yapılacak ödemelere ilişkin yeterli kaynak ödeme öncesi EGYO tarafından Ziraat Bankası’na aktarılacak. Nakit olarak yapılacak ödemeler için Ziraat Bankası’na ödenecek komisyon tutarı EGYO ile Ziraat Bankası arasında yapılacak protokolle belirlenecek.

BEŞ YIL BOYUNCA ALINMAZSA HAZİNE’YE GELİR KAYDEDİLECEK

Emlak Bankası’na iletilen listelerde isimleri yer almadığı halde konut edindirme yardımında hak sahibi olduğunu ileri sürenlerin, ilanın yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde konut edindirme yardımına ilişkin yasayla belirlenen kurum ve kuruluşlara başvurmaları gerekecek. Belgeler ve kamu kurumlarının kayıtlarıyla anlaşılması durumunda, başvuruyu izleyen iki aylık süre içinde Emlak Bankası’na bildirilecek.İlan tarihinden itibaren beş yıl içinde talep edilmeyen alacaklar Hazine’ye irat kaydedilecek.

HAK SAHİBİNİN MİRASCILARINA ÖDEME

Konut edindirme yardımına müstehak kişinin ölümü halinde, adına biriken ve kullanılmayan yardım nemasıyla birlikte, kanuni mirasçılarına veraset ilamının ibrazı ve varislerce dilekçeyle başvuru yapılması durumunda ödenecek.Yönetmelik, 30 Mayıs 2007 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.

(ANKA) - Sabah Gazetesi

Dünya piyasaları duruldu, Borsa 50 bini geçti

Yurtdışı borsaların toparlanması ve içeride de doların gevşemesiyle İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) yüzde 2,21 değer kazanarak 50 bin 273 puana yükseldi. Dolar 1,285 YTL’ye gerilerken bono bileşik faizi yüzde 17,6′da kaldı.

Avrupa ve ABD merkez bankaları, bankacılık sistemine para vermeye devam ediyor. Geçen cuma düzenlediği ihalelerle piyasaya 61 milyar Euro veren Avrupa Merkez Bankası, dün de gecelik olarak piyasaya 47,67 milyar Euro verdi. ABD Merkez Bankası (FED) bankacılık sistemine 2 milyar dolar, Japonya Merkez Bankası da 5,1 milyar dolar aktardı. Merkez bankalarının piyasadaki likiditeyi artırmak için müdahalelerine devam etmeleri, global kredi piyasasıyla ilgili kaygıları hafifleterek borsaların toparlanmasını sağladı. Avrupa borsalarının yüzde 1 civarında prim yapmasının etkisiyle toparlanan İMKB Ulusal 100 endeksi bin 86 puan artışla yeniden 50 bin sınırının üzerine çıktı ve 50 bin 272,52 puandan kapandı. Hareketi değerlendiren Kapital Yatırım Araştırma Direktör Yardımcısı Gülizar Özdemir Türk, “Dolar yurtdışına bağlı geriledi, İMKB’ye de alımlar geldi. Yurtdışına endeksliyiz. Cumhurbaşkanlığı beklentisi var bu hafta; ama orada da sorun beklenmiyor. Ana gündem yurtdışı. Son dalgalanmanın durduğunu söylemek için erken olduğunu düşünüyorum. Daha az dalgalı seyir olur.” dedi. Bu arada yabancı yatırımcıların İMKB’deki net alımları temmuz ayında, hazirana göre yüzde 600 artışla 432,8 milyon dolar oldu. Bankalararası spot piyasada ise dolar 1,2880 YTL’den kapandı. Saat 15.30′da açıklanan ABD perakende satış verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesinin ardından dolar, 1,2850 YTL’ye kadar geriledi. Bono tarafında ise 6 Mayıs 2009 vadeli gösterge kıymetin ortalama bileşik faizi cuma günkü kapanışına göre değişmeyerek, yüzde 17,62′den kapandı.

Ekonomi Servisi  - Zaman Gazetesi

Hükümet devrede, THY’de taraflar masaya oturuyor

Hükümet THY grevi için Devlet Bakanı Şahin, Çalışma Bakanı Başesgioğlu ve Maliye Bakanı Unakıtan’dan oluşan komisyon kurdu. Komisyon, tarafları yarın buluşturuyor..

Bakanlar Kurulu, THY ve Hava-İş arasında toplu iş görüşmelerinde uzlaşma sağlanmayınca Bakanlar Kurulu olaya el koydu. Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’dan oluşan bir komisyon kuruldu. Komisyon, tarafları yarın bir araya getirecek. Bakanlar Kurulu toplantısında, THY’de yaşanan grev tartışmaları ile memurlara yapılacak toplu görüşmelerde izlenecek yöntemler ele alındı. THY’deki grev süreci ile ilgili olarak THY Genel Müdürü Temel Kotil ve Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin’in de Bakanlar Kurulu’na grev süreci hakkında ayrıntılı sunum yaptı. Bakanlar Kurulu’nun ardından açıklama yapan Şahin, THY’de toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde gelinen noktayı değerlendirmek üzere, kendisi, Başesgioğlu ile Unakıtan’dan oluşan bir komisyon oluşturulduğunu bildirdi.

DUYARLILIK İCAP EDİYORDU
Şahin, THY’nin Türk ekonomisi için hayati bir öneme sahip olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Böylesine önemli bir kurumumuzda toplu sözleşme sürecinde bir anlaşma sağlanamamış olması tabii ki hükümetimizi ilgilendirmekte. Her ne kadar THY’nin yüzde 51′i özelleştirilmiş de olsa böylesine önemli kurumumuzun grev kararı almış olmasına rağmen daha ileriki safhalara gelmemesi konusunda duyarlılık göstermemiz icap ediyordu. Öğrendiğimize göre Hava İş yönetimi de yarın toplantı yapacakmış. İnşallah mutabakat sağlarız.”

TARAFLARI DİNLEYECEĞİZ
Bakanlar Kurulu sonrası Şahin, Başesgioğlu ile Unakıtan, Başbakanlık Merkez Bina’da biraraya geldi. THY Yönetim Kurulu Başkanı Karlıtekin ve THY Genel Müdürü Kotil’in de katıldığı toplantıda, tarafların yarın Çalışma Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde bir araya getirilmesi kararlaştırıldı. Hava- İş Sendikası Başkanı Atilay Ayçin, çağrıyı Türkİş Başkanı Salih Kılıç’ın haber verdiğini ve yaptıkları değerlendirme sonucunda görüşmeye katılmaya karar verdiklerini bildirdi.

Sabah Gazetesi

Köşk seçiminde halkın iradesi göz ardı edilmesin

Cumhurbaşkanlığına yönelik bazı kesimler tarafından yapılan tartışmaların adeta dayatmaya dönüştüğünü ifade eden Bolat, “Halkın açık iradesini anlamamakta ısrar eden çevrelerin son günlerde yine dayatmayla spekülasyonlar oluşturmaları demokrasinin ruhuna aykırıdır.” dedi. Bolat, cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen tartışmalı karar sebebiyle ortaya çıkan kilitlenme sonucunda mecburi hale gelen erken seçimle, halkın 22 Temmuz’da iradesini açık ve anlaşılır şekilde beyan ettiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı seçilebilmek için gerekli şartları taşıyan her milletvekili gibi Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün de aday olmasının demokratik toplumda en tabii hak olduğu vurgulanan açıklamada şöyle denildi: “Bu ülkede Başbakanlık, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı gibi çok önemli makamlarda başarıyla görev yapmış saygın bir siyasetçiye, bazı çevrelerin adeta ’sakıncalı’ bir kişiymiş gibi cumhurbaşkanlığı adaylığından çekilmesi yönünde baskı oluşturmaya çalışması nezaketle bağdaşmadığı gibi, halkın iradesine karşı açık bir dayatmadır. Cumhurbaşkanlığı sürecinin başlamasından bu yana yaşananların ardından, Gül’ün aday olmamasının nedenlerinin halka ve dünya kamuoyuna izahında zorluklar yaşanacaktır. Böyle bir gelişme ülkemizi ‘demokrasisi özürlü’ bir toplum durumuna düşürecektir.”

Ekonomi Servisi - Zaman Gazetesi

327 milyar dolarlık suni teneffüs


Dalgalanmaya neden olan likidite krizi, merkez bankalarının piyasalara dün de 72 milyar dolar akıtmasıyla durulabildi. Dünya borsaları sert düşüşlerden sonra kendine geldi, İMKB yüzde 2.2 yükseldi..Geçtiğimiz hafta uluslararası piyasalardaki likidite sorununu çözmek için piyasalara 284.7 milyar dolar enjekte eden Merkez Bankaları, dün de müdahalelerini sürdürdü. Avrupa Merkez Bankası (ECB) pazartesi günü 65 milyar dolarlık nakit pompalarken, Asya Merkez Bankaları da piyasaları sakinleştirmek için bir takım önlemler aldı. Japonya Merkez Bankası dün 5.1 milyar dolarlık nakit aktarımı yaparken, Güney Kore Merkez Bankası ise olağanüstü hal fonlarını arz etmeye hazırlanıyor. Fed ise ABD’de piyasaların açılmasıyla birlikte 2 milyar dolar daha verdiğini bildirdi. Merkez Bankaları’nın likidite sorununa müdahale etmesiyle başta Asya olmak üzere Avrupa borsaları haftaya yükselişle başladı. Amerikan vadeli işlemler borsası da gelişmelere paralel olarak temmuz ayında perakende satışlarının yüzde 0.3 oranında artığının açıklanmasıyla yükseldi. Dow Jones Endeksi açılışın ilk dakikalarında yüzde 0.5 yükseldi. Piyasalara 3 günde 325 milyar dolar nakit aktaran Merkez Bankaları böylece kredi pazarı ve likidite sorununa ilişkin dalgalanmanın önüne geçti. Morgan Stanley Avrupa hisselerinin ağırlığını artırarak overweight’e yükseltti. Yatırımcılar geçen hafta yaşanan yoğun satış baskısından kurtularak yeniden hisse senetleri piyasasına dönüş yaptı.

LONDRA BORSASI % 2.5 YÜKSELDİ
Üç günlük düşüşe dur diyen Avrupa ve Asya borsaları dün sarsıntının hasarlarını sararak haftaya değer kazanararak başlarken, Londra’da işlem gören FTSE 100 Endeksi dün yüzde 2.5 yükseldi. Frankfurt Borsası yüzde 1.7 değer kazanırken, Paris Borsası ise yüzde 2.2 yükseldi. Japon Nikkei Endeksi yüzde 0.21, Güney Koreli Kospi Endeksi ise yüzde 1.1 ve Çinli Shenzhen ise yüzde 1.4 yükseldi.

DOLAR 1.29 YTL’YE GERİLEDİ
İMKB 100 Endeksi ise dün yurtdışı gelişmelere paralel olarak haftaya yükselişle başladı. Borsa kredi pazarına ilişkin kaygıların hafiflemesiyle dün yüzde 2.2 yükseldi. Endeks dün bin 86 puan değer kazanarak 50 bin 272 puana yükselirken, geçtiğimiz hafta son işlem gününde 1.30 YTL’ye kadar yükselen dolar ise 1.29 YTL’ye geriledi. Dolar dün serbes piyasada 1.2918- 1.3142 YTL bandında hareket etti. 6 Mayıs 2009 tarihli gösterge niteliğindeki tahvilin faizi ise yatay seyrini korudu ve dünü yüzde 17.62′den kapattı. Bu arada yabancı yatırımcıların İMKB’deki net alımları temmuz ayında, hazirana göre yaklaşık yüzde 600 artışla 432.8 milyon dolar oldu. Yabancılar haziranda 61.9 milyon dolarlık alım yapmışlardı.

Sabah Gazetesi

Bireysel emeklilik yatırımları gençlerin gözdesi oldu

Bireysel emeklilik yatırımları gençlerin yeni gözdesi oldu. Hedef kitlesi olarak daha çok orta yaş ve üstü kuşaklar için tanıtılan bireysel emeklilik sistemine katılanların yarısına yakının 25-34 yaş grubundan olması, gençlerin sistemi yeni tasarruf aracı olarak seçtikleri şeklinde yorumlanıyor.

Bireysel emeklilik sisteminde on yıllık ödemeler yapılmış olsa bile sistemden geri ödemeler 56 yaşından itaberen başlıyor. Buna karşılık, sistemde toplanan paraların belli bir süre sonra geri çekilmesi imkanı olması nedeniyle “küçük birikimlerin” biraraya gelmesi açısından cazip görülüyor.

Emeklilik Gözetim Merkezi’nden (EGM) derlediği verilere göre, BES katılımcılarının yaş dağılımında 25-34 yaş grubu 526 bin ile ilk sırayı alıyor. Katılımcılardan 35-44 yaş olanların sayısı 440 bin, 45-55 yaş olanların sayısı da 220 bin.

Sistemden yararlanmak isteyen 25 yaşın altındakilerin sayısı 97 bin, 56 yaş üzerindekilerin sayısı da 33 bin kişi.Bireysel emeklilik sistemine 1 milyon 317 bin kişi katılmış bulunuyor.

YATIRIMLARDA YTL TERCİHİ

6 Ağustos itibariyle BES göstergelerinde katılımcıların toplam fon tutarı 3 milyar 844 milyon YTL’ye çıkarken, yatırıma yönelen toplam tutar 3 milyar 237.3 milyon YTL oldu. Para birimine göre sözleşme dağılımında ise YTL 1 milyon 222 bin seviyesine yükselirken, euro 19 bin 924′e, dolar 172 bin 805′e geriledi.

EN FAZLA KATILIM İSTANBUL’DA

BES göstergelerinde en fazla katılımcının yerleşik olduğu ilk 10 il arasında yüzde 47′lik oranla İstanbul birinci sırada yer aldı. İstanbul 445 bin 177 ile birinci olurken, sırayı 141 bin 397 ile Ankara, 112 bin 563 ile İzmir, 53 bin 106 ile Antalya, 48 bin ile Bursa, 39 bin 393 ile Adana, 32 bin ile Kocaeli, 30 bin 549 ile Muğla, 25 bin 355 ile İçel izledi. Son sırada ise 19 bin 268′le Hatay yer aldı.

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK BİRİNCİ SIRADA

Şirket bazında BES temel göstergelerinde Anadolu Hayat Emeklilik 258 bin 921 katılımcı sayısıyla ve 757 milyon 396 bin YTL katılımcı toplam fon tutarıyla birinci sırada bulunuyor. İkinci sırayı 207 bin 285 katılımcı sayısıyla ve 610 milyon 448 bin YTL katılımcı fon tutarıyla Yapı Kredi Emeklilik aldı.

Ak Emeklilik 138 bin 344 katılımcı sayısıyla ve 555 milyon 295 bin YTL fon tutarıyla üçüncü olurken, Garanti Emeklilik ve Hayat 243 bin 969 katılımcı sayısı, 464 milyon 786 bin YTL’lik katılımcı toplam fon tutarıyla dördüncü oldu. Son sırayı ise 46 bin 268 katılımcı ve 53 milyon 392 bin YTL fon tutarıyla Ankara Emeklilik aldı. Tüm şirketlerin toplam katılımcı sayısı 1 milyon 317 bin olurken, katılımcıların toplam fon tutarı 3 milyar 844 milyon 74 bin YTL oldu.

(ANKA) - Sabah Gazetesi

Şehir için görüşmeler özel sektöre açıldı


Türk Telekomünikasyon A.Ş dışındaki işletmelerin de şehir içi sabit telefon işletmeciliği yapabilmesinin önü açıldı.

Telekomünikasyon Hizmet ve Altyapılarına İlişkin Yetkilendirme
Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelikte, ”Kullanıcılara sabit karasal telekomünikasyon şebekesi
üzerinden, katma değerli telekomünikasyon hizmetleri de dahil olmak
üzere her türlü veri ve telefon hizmeti ile internet erişim hizmetinin
sunulması” Sabit Telekomünikasyon Hizmeti kapsamında sayıldı. Bu
hizmetleri yürütmek isteyen şirketlere 2. TİP TR lisansı verilecek.

Telekomünikasyon Kurumu, daha önce uluslararası ve şehirler arası sabit
telefon işletmeciliği lisanslarını vererek, bu alanları rekabete
açmıştı. Bu yönetmelikle, şehir içi sabit telefon işletmeciliği yapmak
isteyenlerin de önü açıldı. Böylece Türk Telekom’un bu alandaki tekeli
de sona erecek.

Sabit telefon hizmeti verecek işletmeciler, kullanıcılara sabit karasal
telekomünikasyon şebekesi üzerinden, sesli veya kısa mesaj, faks,
görüntülü telefon, video konferans, çağrı merkezi, geri arama ve benzeri
katma değerli telekomünikasyon hizmetleri de dahil olmak üzere her türlü
telefon hizmetini sunabilecek.

AA - Sabah Gazetesi

Designed by andruil
Bu site için
Internet Explorer kullanmanız tavsiye edilir.
eXTReMe Tracker